Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11374 E. 2024/9702 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11374
Karar No
2024/9702
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/681 Değişik İş, 2022/685 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İtirazın Kısmen Kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararının Vekalet Ücretine İlişkin Olarak Düzeltilmesi SAYISI : K.2022/122561 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin olarak düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.09.2019 tarihinde, davalı tarafça genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı kazada davacının yaralandığını, Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 07.10.2020 ve 2020/1090 sayılı raporda, müvekkilinin sürekli engel oranının %12, iyileşme süresinin 4 ay, bakıcıya ihtiyaç duyduğu sürenin 1 ay olduğunun tespit edildiğini belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın kazanın sigorta şirketine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonra başlamak üzere ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin şahsına münhasır bir tazminat kalemi olan manevi tazminat olduğu için Mahkemeler nezdinde görülmesi gerektiğini, başvuru konusu aracın kasko poliçesi tanzim edilmiş olup müvekkili şirketin maddi tazminat bakımından herhangi bir sorumluluğu olmadığını, kusur oranlarının tespiti için rapor alınması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin başvuru tarihinden itibaren yasal faizle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, vekalet ücretinin asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak miktarın beşte biri olması gerektiğini belirterek öncelikle zamanaşımı definin dikkate alınarak başvurunun reddini, manevi tazminatın yalnızca Adli Yargı Hakimlerinin takdirinde olduğundan usulden reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı madde hükümleri uyarınca zamanaşımı süresi 8 yıl olup zamanaşımı definin yerinde görülmediği, davaya esas kasko poliçesinde manevi tazminat taleplerinin İMM teminatları içine alındığı, kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ve kaza neticesinde yüzün sol tarafından görünür bölgede 10,5 cm'lik yara izine yol açması nedeniyle istenen manevi tazminat miktarının makul olduğu gerekçesiyle başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 25.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kusur oranlarının tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun yasal faiz ile sınırlı olduğunu ve ancak başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, itirazların reddi halinde vekalet ücretinin asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak miktarın beşte biri olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince manevi tazminat takdir edilirken başvuru sahibinin yolcu olmasına göre kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, kaza tarihinde 33 yaşında olan başvuru sahibinin %12 oranında malul kaldığı, günün ekonomik koşulları, paranın alım gücü gözetildiğinde hüküm altına alınan tutarın uygun olduğu sonucuna varıldığı, müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının hukuka uygun olduğu, uyuşmazlık hakemince başvuru tarihinden kırkbeş gün sonraki tarihten itibaren avans faiz işletilmesinin isabetli olduğu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesi gereğince başvuru sahibi yararına, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretinin beşte birinin hüküm altına alınması ancak beşte bir oranındaki vekalet ücretinin, kabul edilen alacağı geçmemesine ve maktu ücretin altında kalmamasına dikkat edilmesi gerektiği, hükmolunan tazminat üzerinden hesaplanan tam vekalet ücreti karar altına alınmış olup, bu hususun Yönetmeliğe ve Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğu gerekçesiyle sigorta şirketinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulü ile kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, sigorta şirketi vekilinin yerinde olmayan diğer tüm itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kusur oranlarının tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, kaza esnasında başvuru sahibinin emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, emniyet kemeri takmama başvuru sahibinin kazanın oluşumunda açıkça kusurlu olduğunun ispatı niteliğinde olup kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak tazminat hesaplamasında bu hususun göz önünde bulundurulması gerektiğini, müterafik kusur oranında indirim yapılması gerektiğini, somut olayda hatır taşıması mevcut olduğunun tespiti halinde tazminat miktarında indirim yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun yasal faizle sınırlı olduğunu ve başvuru tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Kasko Poliçesine bağlı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalının cevap dilekçesinde hatır definde bulunmamış olması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılmamasının isabetli olmasına, dosyadaki delillerden emniyet kemeri takılıp takılmadığının belirlenememiş olması nedeniyle indirim yapılmamasının yerinde olmasına, davacının yolcu olup bir kusurunun bulunmamasına, manevi tazminatın TBK'nın 56 ncı maddesindeki özel hâller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde belirlenmiş olmasına, temerrüdün oluşmasına ve faiz başlangıcı ile faiz türünün doğru şekilde tespit edilmesine göre karar, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11374, K. 2024/9702, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-11374-e-2024-9702-k-704a71133b23