Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2021/1210 E. 2024/1694 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1210
Karar No
2024/1694
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2021/1210 KARAR NO:2024/1694 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:15/03/2021 NUMARASI:2019/289 2021/203 DAVANIN KONUSU:Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:27/11/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken yaya müvekkilinin sağ ayağı üzerinden geçerek yaralanmasına neden olduğunu, Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/128 (E) sayılı dosyası ile açılan ceza davasında Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili için 2.500 TL daimi maluliyet tazminatı, 500 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... AŞ'den, 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 40.000 TL manevi tazminatın 25/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; epikriz raporunda belirtildiği üzere mağdurun yaralanma düzeyinin hafif olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, her ne kadar 14/12/2020 tarihli ara karar davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmadığından dolayı yerine getirilememiş ise de, dosyadaki mevcut kusur raporu, ceza dosyasında alınan kusur raporları ve raporlarda tespit edilen kusur oranları ile davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde,TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.732,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 683,1‬0 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 2.049,3‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'tan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ...'un istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1210, K. 2024/1694, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2021-1210-e-2024-1694-k-dbe1f0508323