Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16445 E. 2025/427 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16445
- Karar No
- 2025/427
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/135 E., 2021/568 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 13.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/13860 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90206 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90206 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl, suç tarihinin 25/08/2007 olduğu ve sanık hakkında verilen 23/01/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 08/02/2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 05/09/2013 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 08/02/2012 ile 05/09/2013 tarihleri arasında (1 yıl 6 ay 27 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 05/09/2013 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, suç tarihi olan 25/08/2007 ile hükmün açıklandığı 22/09/2021 tarihleri arasında (14 yıl 27 gün) olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak davanın düşmesi yerine, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 25.08.2007 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2008 tarihli ve 2007/113135 Soruşturma, 2008/4662 Esas, 2008/2120 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. İzmir (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.02.2009 tarihli ve 2008/1018 Esas 2009/500 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi gereğince sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın, 24.03.2009 tarihinde kesinleştiği, infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. Sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine dosya 04.11.2011 tarihli tensip zaptı ile ele alınarak İzmir (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.01.2012 tarihli ve 2011/1390 Esas, 2012/47 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 08.02.2012 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 05.09.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.09.2021 tarihli ve 2021/135 Esas, 2021/568 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında; Sanığın atılı suçu 25.08.2007 tarihinde işlediği, sanık hakkında İzmir (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.02.2009 tarihli ve 2008/1018 Esas, 2009/500 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair karar ile zamanaşımının, kararın kesinleştiği 24.03.2009 tarihi ile mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı 04.11.2011 tarihine kadar durduğu, bu tarihte yeniden işlemeye başladığı, yine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 08.02.2012 tarihinde zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 05.09.2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duran zamanaşımı süresinin 05.09.2013 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, zamanaşımını son kesen işlem olan sanığın iddianame gereği Mahkemece savunmasının alındığı 24.02.2009 tarihinden itibaren suç için öngörülen olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/135 Esas, 2021/568 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.