Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11209 E. 2024/7467 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11209
Karar No
2024/7467
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/365 E., 2022/365 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-12627 DAVA TARİHİ : 05.10.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü, itirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI :K- 2022/16874 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.01.2019 tarihinde müvekkilinin yolcu olduğu ve davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın sebep olduğu tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, davadan önce sigorta şirketine başvurduklarını ancak eksik ödeme yapıldığını, bu sebeple belirsiz alacak olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce yapılan ödeme ile sorumluluklarının kalmadığını, davacı tarafından ibraname verildiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini hesaplamanın ZMSS Yeni Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, olayda hatır taşıması olduğunu, yasal faize karar verilebileceğini, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında takdir edilebileceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının başvuruda sunduğu maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre %25 sürekli iş göremezliğinin tespit edildiği, buna göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esası ile belirlenen tazminatın hükme esas alındığı, davacının müterafik kusurlu olmadığı ve olayda hatır taşıması bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 130.832,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya ibraz edilen vekaletnamenin geçerli olmadığını, vekilinin başvurucu sahibi küçüğün kanuni temsilcileri tarafından atanmamış olduğunu, vekaletnamede sadece annesi tarafından vekalet yetkisi verildiğini, ancak kısıtlı olan baba adına vasisi tarafından verilmiş vekalet yetkisinin bulunmadığını, hatalı rapora dayalı olarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, başvurucunun maluliyet oranındaki çelişkiler giderilmeden kurulan hükmün kabulünün mümkün olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Mortalite Tablosu ve %1,65 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur bulunduğundan hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, başvurucunun sigortalı araçta yolcu olarak bulunması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması ve başvurunun reddine karar verilmesini talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; itirazında bildirdiği sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın tek taraflı kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak başvuruda sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 12.08.2020 tarihli raporda, terditli olarak Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %25 ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre de %21 sürekli iş göremezlik oranı bulunduğu tespiti yapılmıştır. Hakem Heyetince %25'lik orana göre hesaplanan zarara hükmedilmiştir. Ne var ki kaza tarihi olan 11.01.2019 tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller yürürlükte olup davacının maluliyeti bu yönetmelik hükümlerine göre %21 olarak tespit edilmiştir. Bu durumda kaza tarihinde davacının sürekli iş göremezlik zararının %21 maluliyet oranına göre tespiti gerekirken kaza tarihinde yürürlükte olmayan mevzuata göre belirlenen maluliyet oranının hükme esas alınarak karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. 3-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK'nin 51. maddesi (818 sayılı BK'nin 43.) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır taşıması def’inde bulunulmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı vekilinin hatır taşıması savunması karar yerinde tartışılmamış, İtiraz Hakem Heyetince araç sürücüsü ile davacının akraba olmaları nedeniyle hatır taşımasının ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazı reddedilmiştir. Soruşturma dosyasındaki ifadelerden, sigortalı araç sürücüsünün eşi Arife Çil ile aynı araçta yolcu olan davacının annesi Ayşe Kırer'in teyze çocukları olduğu, davacı çocuk ile sürücü arasındaki ilişkinin yakın akrabalık ilişkisine dayanmadığı ve taşınması için bir bedel ödediğine ilişkin ispat yükünün de davacı tarafta olduğu halde bu hususun da kanıtlanamadığı anlaşılmaktdır. Şu durumda; Dairemiz uygulamasına göre tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır. 3-5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime ilişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA ,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11209, K. 2024/7467, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-11209-e-2024-7467-k-51c0ffd41c1f