Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11132 E. 2024/9704 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11132
Karar No
2024/9704
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/551 D.İş 2022/566 K HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü - İtirazın Reddi SAYISI : K.2022/65203 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazadan dolayı müvekkilinin aracında meydana gelen hasar nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.100,00 TL gerçek zarar/hasar bedeli, 324,50 TL ekspertiz bedeli olmak üzere toplam 5.424,50 TL değerindeki maddi tazminat bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosya üzerinde yapılan araştırma sonucunda dava konusu kazanın kurgu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin teminat limiti kadar sorumlu olduğunu, işbu başvurunun kısmi dava koşullarını taşımadığını, tazminat hesabında Genel Şartlardaki esaslar ve formüllerin dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, vekaletnamedeki baro pulu ve vekalet harcının vekalet sunan avukata ait olduğunu, müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulacak ise vekalet ücretinin 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini, belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tramer kayıtlarında sigortalı aracın tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, iskonto uygulanmayan bedeller üzerinden zararın tespit edilmesi gerektiği, zararın giderilmesine yönelik temin edilen hizmetlerin KDV kapsamında olduğu, alınan bilirkişi raporu uyarınca ve teminat limiti nedeniyle 43.000,00 TL hasar bedelinin ...tarafından başvurana ödenmesi gerektiği, eksper raporunun temin edilmesi ve bu raporun temin edilmesine ilişkin KDV dahil 324,50 TL giderin makul gider olduğu gerekçesiyle başvuru sahibinin hasar bedeli talebinin kabulü ile 43.000,00 TL'nin 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte ...nden tahsil edilerek başvurana ödenmesine, başvuru sahibinin eksper ücreti talebinin kabulü ile 324,50 TL'nin 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte ...nden tahsil edilerek başvurana ödenmesine, karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; Hakem Heyetinin dosyaya sunulan hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karara gitmesinin açıkça hak ve nesafet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, tazminat talebinin karşılanmayacak hasar olduğunu, kusur oranının yeniden belirlenmesini, başvurucunun zararının karşılanmış olması nedeniyle taleplerinin reddini, başvuru sahibi lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'de belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunun somut olaya, dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hükme elverişli olduğunu, sigorta şirketi tarafından uyuşmazlığa konu trafik kazasına ilişkin ortaya atılan iddialara mesnet herhangi bir belge sunulmadığı, başvuran lehine maktu ücretin altında vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı araçta meydana gelen hasarın tespiti amacıyla eksper talebinde bulunulduğunu, talebin haksız şekilde reddedildiğini, başvurucunun aracını müvekkili şirkete göstermediğini, gerçek zararı ispat yükünün davacıda olduğundan masrafların da davacı tarafından karşılanması gerektiğini, dosya üzerinde yapılan araştırma sonucunda dava konusu kazanın kurgu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu kararında hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin1/5 oranda olması gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu kazaya ilişkin kusur açısından herhangi bir tespitte bulunulmamasına rağmen müvekkili şirket sigortalısının tam kusurlu kabul edilip bu yönde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu yönde inceleme yapılması ve kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 24.05.2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacının maliki olduğu araçta meydana gelen hasar bedeli ile ekspertiz ücretinin tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 90, 91 ve 99 uncu maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, dava konusu kazaya ilişkin Hakem Heyetlerince kusur raporu alınmadığı, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği görülmektedir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1 inci maddesinde, "İşletenlerin, bu Kanun'un 85/1 inci maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur" düzenlemesine; 85/1 inci maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" düzenlemesine; 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur" düzenlemesine yer verilmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-3 üncü maddesinde de, "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklindeki düzenlemeyle, trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ve kapsamı belirlenmiştir. Somut olayda; davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru sırasında, ekspertiz raporu için ödenen 324,50 TL yönünden 25.08.2021 tarihli fatura sunulmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, "1.Başvuru sahibinin hasar bedeli talebinin kabulü ile 43.000,00 TL'nin 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte ...nden tahsil edilerek başvurana ödenmesine, 2.Başvuru sahibinin eksper ücreti talebinin kabulü ile 324,50 TL'nin 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte ...nden tahsil edilerek başvurana ödenmesine," karar verilmiştir. Kaza tarihi itibariyle geçerli, araç başına maddi teminat 43.000,00 TL olup ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerekirken esas tazminata ilişkin hükümle birlikte faiz işletilmesi suretiyle 43.324,50 TL'ye hükmedilerek poliçe limitinin aşılması doğru görülmemiştir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11132, K. 2024/9704, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-11132-e-2024-9704-k-cf15c693f6c9