Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10344 E. 2024/6345 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10344
- Karar No
- 2024/6345
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/381 D.İş, 2022/381 K. SAYISI : 2022/İHK-9094 HÜKÜM/KARAR: Kabul/İtirazın Kısmen Kabulü ile Uyuşmazlık Hakem HeyetiKararı Kaldırılarak Kısmen Kabul SAYISI : K-2021/182205 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılması ile başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 24.09.2015 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 14.801,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 59.351,14 TL'ye; ıslah dilekçesi ile dava değerini 84.412,62 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınamayacağını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek başvurunun kabulüne, 59.351,14 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin 30.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olduğu bu yönlere ilişkin itirazların yerinde olmadığı, ancak olay tarihi itibarıyla davacının sürekli iş göremezliğinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre belirlenmesi gerektiği, anılan yönetmeliğe göre davacının %4 oranında iş göremez olduğu, bu iş göremezlik oranına göre davacının zararının belirlenmesi için bilirkişi raporu alındığı ve bilirkişi raporu uyarınca başvurunun ıslah edildiği, davacının kaza sırasında kask takmaması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 67.530,10 TL maddi tazminatın 30.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından itiraz yoluna başvurulmadığından davacı lehine hükmün değişmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin usuli kazanılmış haklarına aykırı davranıldığını, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğundan geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usuli kazanılmış hak denilir. Dosyanın incelenmesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 13.10.2021 tarihli hesap raporunda olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre belirlenen %4,2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden davacının zararının toplam 59.351,14 TL olarak belirlendiği, davacı vekili tarafından bedel artırım dilekçesi ile dava değerinin belirlenen bu miktara yükseltildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de hesap raporu ve davacının bedel artırım dilekçesi gözetilerek başvurunun kabulüne karar verildiği, karara yalnızca davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince olay tarihi itibariyle davacının sürekli iş göremezliğinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre belirlenmesi gerektiği ve anılan yönetmeliğe göre davacının %4 oranında iş göremezliği bulunduğu kabulü ile yeniden hesap raporu alındığı, itiraz aşamasında alınan 03.04.2022 tarihli hesap raporunda davacının %4 oranındaki sürekli iş göremezliği ve 2022 yılı verileri esas alınarak davacının zararının toplam 84.412,62 TL olarak belirlendiği, bunun üzerine davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi verilerek dava değerinin 84.412,62 TL'ye yükseltildiği, İtiraz Hakem Heyetince de ıslah edilen miktar üzerinden davacının kaza sırasında kask takmaması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılarak sonuçta davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun kısmen kabulüne, 67.530,10 TL maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmediğinden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş olup İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine ilk kararda kabul edilenden daha fazla tazminata hükmedilemez. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince davacı vekili tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyet kararına itiraz edilmediği gözetilerek 13.10.2021 tarihindeki verilere ve olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %4 sürekli iş göremezlik oranına göre belirlenecek tazminat miktarından; yine davacı vekili tarafından karara itiraz edilmediği de dikkate alındığından %20 müterafik kusur indirimi de yapılmak suretiyle belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekirken davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklara aykırı olacak şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 3. Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığının kabulü gerekir. Ancak davacının doğum tarihinin 24.11.1997 olduğu ve 18 yaşını 24.11.2015 tarihinde dolduracağı, kaza tarihinin 24.09.2015 tarihi olduğu, hükme esas alınan sağlık kurulu raporuna göre de davacının geçici iş göremezlik süresinin 90 gün olduğu ve bu durumda davacının 18 yaşını tamamladıktan sonra da geçici iş göremezlik halinin devam ettiği görülmektedir. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince davacının 18 yaşını tamamladığı 24.11.2015 tarihinden, geçici iş göremezlik süresinin dolduğu 22.12.2015 tarihine kadarki dönem için belirlenecek geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerekirken 18 yaşını tamamlamadan önceki dönem için de geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 4. Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacının motosikletli kurye olarak çalıştığı ve kazaya karıştığı motosikletin de çalıştığı iş yerine ait olduğu hususu davacının soruşturma dosyasında verdiği ifadesinden anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu olay aynı zamanda iş kazası niteliğindedir. Davalı tarafça davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ise de İtiraz Hakem Heyetince bu hususta bir araştırma yapılmamıştır. Şu durumda, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.06.2024 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sürekli veya geçici güç kaybı, kazanç kavramından ayrı, güç kaybı kuramı içerisinde değerlendirilmesi gereken bir zarar türüdür. Geçici güç kaybına uğrayan kişi, çalışmayan ve kazanç elde etmeyen birisi olsa dahi, geçici iş göremezlik süresince günlük yaşamını sürdürürken, daha fazla güç (efor) sarf edeceği için, geçici güç kaybı tazminatı isteme hakkına sahiptir. Somut olayda zarar gören davacı, kaza tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olup tedavi müddeti boyunca geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı, bu nedenle 18 yaşını doldurmadan önceki dönemlere ilişkin olan talebinin reddi gerektiğine ilişkin verilen bozma kararının 3 numaralı bendine katılamıyorum.