Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10006 E. 2024/6718 K. – Trafik Kazasınd

Konu: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10006
Karar No
2024/6718
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.08.2011 tarihinde davacının kullandığı motosiklet ile davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı sürücünün yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihini izleyen 15 inci günün bitiminden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 790,74 TL' ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak zarardan sorumlu olduğunu, kusur ve maluliyet raporlarının Adli Tıp Kurumu (ATK)'ndan alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre "...Somut olayda davalının ZMM sigortacısı olduğu 34 TM 9261 plakalı aracın yaptığı kaza sonucunda davacı yaralanmıştır. Davacı taraf somut dava ile kaza nedeniyle davacının uğradığı çalışma gücü kaybı ve geçici iş görmezlik zararının tazminini talep etmiştir. HMK 190. maddesi uyarınca sigortalanan araç sürücüsünün kusurunu, uğranılan zararı ispat yükümlülüğü davacı taraftadır. Bu çerçevede kaza nedeniyle davacının çalışma gücü kaybına ve geçici iş görmezliğe uğrayıp uğramadığının belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıda ‘Deliller’ bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere tedavi belgeleri getirtilerek 07.11.2018 tarihli ara kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmasına karar verilmiştir. Davacı tarafa bu konuda gerekli işlemleri yapmak üzere sonuçları ihtar edilerek 3 haftalık kesin süre verilmiştir. ATK 3. İhtisas Kurulu 27.05.2019 tarihli yazı ile rapor düzenlenmesi için gerekli tetkikleri bildirmiştir. Mahkememizin 03.07.2019 tarihli ara kararı ile davacı tarafa ATK Ön Raporunda belirtilen tetkikleri yaptırmak üzere sonuçları ihtar edilerek 4 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı taraf ara karar uyarınca tetkikleri yaptırmaktan kaçındığından dosyadaki mevcut tıbbi belgelere göre rapor düzenlenmesi istenmiştir. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 25.11.2019 tarihli raporda; mevcut tıbbi belgelere göre sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, davacının iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Davacı taraf düzenlenen rapora itiraz etmiş olmakla birlikte ATK Ön raporunda belirtilen tetkikleri yaptırmadığından raporun başka bir hastane tarafından düzenlenen raporla çelişkili olduğu yönündeki itiraz reddedilmiştir. Böylece davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyete uğradığı iddiası ispatlanmamıştır. Davacı, kaza nedeniyle 3 aylık geçici iş görmezliğe uğramış olmakla birlikte davacının Sigortalı Hizmet Döküm cetveline göre kaza sonrası çalışmasının devam ettiği ve dolayısıyla kazanç mahrumiyetine uğramadığı anlaşıldığından bu istem de reddedilmiştir ..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava öncesinde Çorlu Devlet Hastanesinden verilen ve yargılama aşamasında İstanbul ATK'dan aldırılan maluliyet raporlarında çelişki bulunduğunu, ayrıca Çorlu Devlet Hastanesinden verilen ATK raporunun eksik ve olması gerektiği gibi tespitler içermediğini, ATK raporunda iyileşme süresinin 3 ay olarak belirtilmesine ve aktüerya raporunda buna ilişkin tazminat hesaplanmış olmasına rağmen davacının hizmet döküm cetvelinde kaza sonrası çalışma göründüğünden raporun mahkemece kabul edilmeyerek davanın tümden reddine karar verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, 3 aylık iyileşme süresi içerisinde davacının çalışıp çalışmamasının önem arz etmediğini ve bu sürede engelli statüsünde çalışmasının muhtemel olduğunu, davacıya bu hakkın çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın verilmiş olması nedeniyle davanın tümden reddinin bu yönden de doğru olmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını ve davacının muayene işlemlerinin yaptırılmasını, davacının muayeneden kaçınması halinde ise dosyada bulunan Çorlu Devlet Hastanesince düzenlenen %25 oranlı maluliyet raporunun tartışılıp değerlendirilerek rapor düzenlenmesinin istenilmesini, her halükarda hesap raporunda tespit edilen geçici iş göremezlik tazminatının hüküm altına alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan 25.11.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. ihtisas kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 14.08.2011 tarihinde yürürlükte bulunan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yespit İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde düzenlendiği, bu yönü ile davacının kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, başka bir anlatımla iş bu trafik kazasına bağlı olaşan cismani zarar arasında illiyet bağı kurularak kalıcı maluliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davacı vekilinin geçici işgöremezlik tazminatına yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Geçici iş göremezlik tazminatı; kaza geçiren kişinin tedavi gördüğü süre içinde iyileşinceye kadar çalışmaması ve bu nedenle iş ve kazanç kaybına uğramış bulunması durumudur. Zarar belirlenirken, davacının elde ettiği gelir üzerinden, yani bilinen gerçek gelir üzerinden, bu belirlenemiyorsa, genel aktif çalışmaya 18 yaşında başlayacağı kabul edilerek asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak geçici iş görmezlik tazminatının belirlenmesi gerekmektedir. Davacı, kaza nedeniyle 3 aylık geçici iş görmezliğe uğramış olmakla birlikte davacının sigortalı hizmet döküm cetveline göre kaza sonrası davacının çalışmasının devam ettiği ve dolayısıyla kazanç mahrumiyetine uğramadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur..." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Çorlu Devlet Hastanesinden alınan maluliyet raporunda maluliyet oranının %25 olduğunun tespit edildiğini, ATK raporunda ise maluliyet bulunmadığının belirlendiğini, iki rapor arasında fahiş bir fark bulunduğunu, Çorlu Devlet Hastanesi raporunun ATK raporunda değerlendirilmediğini, davacının muayene olmaması sebebi ile adeta cezalandırılarak maluliyet oranının bulunmadığı yolunda tespitte bulunulduğunu, ATK raporunun bu nedenle eksik olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin de yerinde olmadığını, geçici iş göremezlik döneminde çalışması halinde dahi bu dönemde de sağlıklı bir kişiden daha fazla efor sarfedeceğinden geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası düzenlenen aracın karıştığı trafik kazasında sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece maluliyet oranının tespitine yönelik Adli Tıp Kurumu' ndan alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor olmasına ve kararda benimsenmesinde isabetsizlik bulunmamasına, geçici iş göremezlik döneminde davacıya ücretinin ödenmesine devam edilmesine göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10006, K. 2024/6718, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-10006-e-2024-6718-k-9d0ea84396ac