Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9967 E. 2024/1311 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/9967
Karar No
2024/1311
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3064 E., 2020/1292 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ... 3. ... 4. ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. Güneş Sigorta Anonim Şirketi vekili Avukat ... 3. ... DAVA TARİHİ : 31.12.2014 HÜKÜM/KARAR : Tarafların istinaf başvurularının reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1884 E., 2018/443 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı ... ve davalı ... AŞ'nin temyiz dilekçesinin kabulüne ve diğer davacıların temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.09.2014 tarihinde davacıların eşi/babası ...'in idaresindeki davalı ...Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davalı ...Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu, davalı ... idaresindeki aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacıların desteğinin vefat ettiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak davacı ... için eşi ...'in ölümünden dolayı şimdilik 500,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, davacı çocukların her biri için babaları ...'in ölümünden dolayı 70.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 500,00 TL maddi ve 310.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, maddi tazminattan tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, sigorta şirketlerinin limit ve kusurları tutarınca sorumlu tutulmasına, sigorta şirketlerinin hasar dosyalarından tespit edilecek temerrüt tarihinden itibaren, manevi tazminat taleplerinden sigorta şirketleri hariç olmak kaydıyla diğer davalı ...'in ise olay tarihi olan 18.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiş; yargılama aşamasında davacı ... için talebini 400.412,24 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar sigorta şirketleri vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in %75 oranında, davalı sürücü Habip Eker'in %25 oranında kusurlu olduğu, davacı eş ...'in maddi zararının 200.206,12 TL olarak belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 200.206,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketlerinin sorumluluğunun her birinin düzenlediği sigorta poliçesi limitleri ile sınırlı sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 25.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bilikte davalı Habip Eker'den tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...’in desteğin eşi olduğunu, ıslah dilekçesi ile 400.412,20 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, mahkemece desteğin gelirinin asgari ücret kabul edilerek 200.206,12 TL'ye hükmedildiğini, desteğin genel müdür olarak çalıştığını ve maaşının asgari ücretin 2,5 katı olduğunu, dosyaya sunulan 20.04.2014 tarihli belgede net maaşının 2.750,00 TL olduğunun belirtildiğini, tanık beyanında ise desteğin 2.500,00 TL maaşının olduğu, primlerle 3.500,00 TL maaş aldığının belirtildiği, desteğin ... mobilya isimli fabrikanın müdürü olduğunu, emsal ücret araştırmasına göre Kayseri Ticaret Odasının yazısında gelirin asgari ücretin 2 katı olduğunun belirtildiğini, uzun yıllardır müdürlük yapan desteğin asgari ücretle çalışmayacağının açık olduğunu, davacılar için belirlenen manevi tazminatın az olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davalının karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, araç sürücüsü Habin Eker’in kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacılar desteğinin ise %75 oranında kusurlu olduğunu, davalı yönünden kusur oranına göre indirim yapılarak karar verilmesi gerekirken tüm tazminattan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, ...’in üçüncü kişi olduğunu, ...nın 86 ncı maddesi gereğince üçüncü kişinin ağır kusurunun davalıya yüklenemeyeceğini, alacaklılık ve borçluluk sıfatının aynı kişide toplandığını, tazminat hakkının ortadan kalktığını, davalının %75 kusur oranına göre davacılara rücu etme hakkının olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacılar murisinin davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsü olduğunu ve %75 oranında kusurlu olarak trafik kazası sonucu vefat ettiğini, davacının taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.11.2017 tarihli ve 2017/1315 E, 2017/1239 K. sayılı ilamında da bu hususun belirtildiğini, trafik kazası sonucu ölen sürücünün desteğinden yoksun kalanların sorumluluk sigortacısına yöneltebilecek yansıma yoluyla oluşan zararla ilgili tazminat istemlerinin tutarı işletene karşı ileri sürebilecekleri tutar kadar olduğunu, dava konusu olayda ise davacıların işletene karşı ileri sürebilecekleri her hangi bir talep hakları bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, vefat eden ...'in destek olduğu eş ve çocuğu ile anne babasının destek payları oranları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davacılara ayrılan destek payı oranlarının başka destek olunacak kişiler olup olmamasına göre değişeceğini, yargılama esnasında proporsiyon hesaplamasına göre davacıların alabileceği tazminat tutarlarının hesaplanması talep edildiği halde davacıların destek payları hesaplanmadan davacılar yararına fahiş bir hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ..., işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ... şirketinin sorumlu olacağına (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas 2012/92 Karar, HGK'nun 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 Esas-2013/74 Karar sayılı ilamları uyarınca) karar verilmiş olması ve mahkemece hükme esas alınan 06.02.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda desteğin anne ve babasına da pay ayrılarak hesaplama yapılmış olması ve toplam destekten yoksun kalma tazminatı miktarının poliçe limitini aşmaması nedeniyle proporsiyon hesabı yapılmasında bir isabetsizlik görülmediği; davacılar tarafından desteğin mobilya fabrikasında genel müdür olarak çalıştığı ve gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu iddia edilmiş, mahkemece davacılar vekiline desteğin yaptığı iş ve gelirinin belirlenmesi için ispat imkanı verilmiş, çalıştığı iş yerinin ve adresinin bildirilmesi ve işyerinden gelire ilişkin belgelerin getirilmesi için süre verilmiş ancak davacılar tarafından mahkemece verilen süre içerisinde desteğin yaptığı işin ve mesleğinin net olarak ispat edilememiş olması, emsal ücretin esas alınabilmesi için öncelikle desteğin yaptığı iş ve mesleğinin belirlenmesi ve ona göre emsal ücret belirlenmesi gerektiğinden davacılar tarafından davacının yaptığı işin ispat edilememiş olması nedeniyle davacılar vekilinin desteğin gelirine ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği; ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde ve uzman bilirkişice düzenlenen maddi tazminata ilişkin raporun hükme esas alınmasında, ayrıca manevi tazminatın takdirinde TBK'nın 56 ncı maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca sunulan yazılı belge, ticaret odası yazısı, tanık beyanı ve kollukça yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasına göre müteveffanın gelirinin en az asgari ücretin iki katı olmasına rağmen gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilleri için belirlenen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalı aracın kusuru %25 olarak belirtilmiş iken %100 tazminattan sorumlu tutulmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu, murisin kusurunun müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, alacaklı ve borçluluk sıfatı aynı kişilerde toplanmakta olup bu durumda tazminat hakkının ortadan kalktığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ...Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altınan alınan araç ile diğer davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan desteğin sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1- Davacılar vekilinin davacılar ..., ..., ...'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup reddedilen ve davacılar tarafından temyize konu edilen tazminat miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacılardan Muhammet, Nazlı ve Aslan'ın temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacılar vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz itirazlarının ve davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin davacılar ..., ..., ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davacı ... vekili ile davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı ... ve davalı ...Ş'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/9967, K. 2024/1311, T. 08.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-9967-e-2024-1311-k-c7dd921e929e