Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27111 E. 2024/12974 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27111
Karar No
2024/12974
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1827 E., 2021/1814 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/9 E., 2018/103 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... tarafından diğer davalı ...'a satış suretiyle devri yapılan İstanbul ... Mah ... Mevkii 7331 ada 2 parsel 7333 ada 2 parsel, 7334 ada 1 parsel, 7338 ada 2 parsel ve 7358 ada 1 parsel ile davalılardan Nazif Zafer tarafından diğer davalı ...'e satış suretiyle devri yapılan İstanbul ... Mah 14453 parsel 22/121 arsa paylı 2. Kat 6 nolu bağımsız bölüm olarak kayıtlı taşınmazlara ilişkin İİK 227 md ve devamı maddeleri hükümlerine göre batıl olan satış tasarruflarının davacı banka yönünden iptaline ve bu taşınmazların İİK 283. maddesi uyarınca İstanbul 3. İcra Müdürlüğü 2011/20812 sayılı dosyasıyla tahsili talep olunan 12.000.781,05 TL alacağının ihtiyaten hacizlerine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde; davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi ile dava konusu gayrimenkuller kaydına işlenen ihtiyati haciz şerhinin kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; usuli olarak her iki gayrimenkul için davanın tefriki taleplerinin olduğunu, davalı ... tarafından yapılan 25.12.2009 tarihli devir işleminin 2002 yılında görünüşte aldığı gayrimenkulü gerçek malik ...'e devretmesinden ibaret olup alacaklıya zarar verme mal kaçırma amacı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun aciz halinde olduğu, taşınmazın satış tarihi itibariyle rayiç değerinin 185.000,00 TL tespit edilmesine karşı, ederinin çok altında 28.000,00 TL ile satıldığı, davalılar arasındaki akrabalık ve işçi işveren ilişkisi gözetildiğinde borçlunun ekonomik durumunu bilebilecek durumda oldukları, her ne kadar bir kısım borç ve işçilik alacakları karşılığında satış yapıldığı iddia edilmişse de, taşınmaz satışı şeklindeki ödemenin olağan ödeme vasıtalarından olmadığı gerekçesiyle davacının İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2011/20812 Esas sayılı takip dosyasına ilişkin talebinin kabulü ile; İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesinde yer alan 14453 parsel, 22/121 arsa paylı 2. Kat, 6 numaralı bağımsız bölümün davalı ... tarafından diğer davalı ...'e satışına ilişkin 25.12.2009 tarih ve 19914 yevmiye numaralı satış işleminin davacı alacaklının İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2011/20812 Esas sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline ve davacı alacaklıya haciz ve cebri icra yetkisi verilmesine, davalılar ... ve ...'a yöneltilen davanın, taraflar sulh olduğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar ... ile ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı bankanın aynı icra dosyası için açmış olduğu tasarrufun iptaline dair kararında Yargıtay 17.HD tarafından ön koşul yokluğundan bozma kararı verildiğini, yerel mahkeme kararının dosyada olmayan bilgi ve belgelere dayanarak hatalı verilmiş bir karar olduğunu, davalı ... tarafından yapılan davaya konu 25/12/2009 tarihli gayrimenkul devir işleminin 2002 yılında görünüşte üzerine aldığı gayrimenkulü gerçek malik ...'e devretmesinden ibaret olduğunu, alacaklıya zarar verme, mal kaçırma amacının olmadığını, davalı ...'in Türkiye'de gayrimenkul edinme hakkını edinir edinmez gayrimenkulü hemen gerçek sahibi olan Mediha'ya 2009 yılında devrettiğini, tasarrufun gerçekleştiği tarihte bütün kredilerin karşılığının olduğunu, davaya konu satış işleminde muvazaa olmadığının açık olduğunu, bilirkişinin eksik inceleme yaptığını, müvekkilinin gerçekte gayrimenkulü edindiği tarihin 2002 yılı olup bu tarihteki değerin tespit edilmediğini, ayrıca raporda emsal nitelikli taşınmaz değerlerinin ve bunlara ilişkin bilgi ve belgelerinin olmamasının bir eksiklik olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların devir işleminin, Nazif ile Mediha arasında bulunan inançlı işlem gereği olarak tasarrufa konu taşınmazın mülkiyetinin eski malikine geri döndürülmesi için yapıldığını savunduğu, inanç sözleşmesinin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, bu yazılı delilin, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olması gerektiği, ancak dosya kapsamında bu nitelikte yazılı bir belge bulunmadığı, inançlı işlem iddiasının yazılı belge ile ispatlanamadığı ve böyle bir anlaşma olsa dahi yapılan inançlı işlem anlaşmasının tarafı olmayan 3. kişileri (somut olayda davacı alacaklıyı) bağlamayacağı gerekçesiyle davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Somut olayda, davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemiştir. Dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, davacının alacağının İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2011/20812 sayılı takip dosyasındaki alacağa dayalı olduğu, borcun kaynağının 2007 yılından gelen kredi sözleşmeleri olduğu, borçlular hakkındaki takibin kesinleştiği, alacağın gerçek olduğu sabittir. Ancak takip dosyasında borçlu ... için 12.12.2011 tarihinde .... Mahallesi ... sokak No:46/7 adresinde yapılan haczin anılan borçlunun ödeme emrinin tebliğ edildiği adres olmadığı gibi borçlunun adresten taşındığı tesbit edilmiştir. Anılan borçluya ödeme emri ... Mahallesi ... caddesi No:30 ... adresine tebliğ edildiği halde bu adreste yapılmış haciz olmadığı gibi borçlunun başka adresi de araştırılmamış, borçlu hakkında bir aciz belgesi de sunulmamıştır. 12.12.2011 tarihli haciz tutunağı İİK'nun 105. maddesi kapsamında aciz belgesi niteliğinde olmadığından, davalılar Nazif ve Sibel hakkındaki davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... ve ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27111, K. 2024/12974, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27111-e-2024-12974-k-7403d23fd9c0