Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27096 E. 2024/1456 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/27096
- Karar No
- 2024/1456
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1030 Esas, 2021/818 Karar vekili Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 13.07.2015 HÜKÜM/KARAR : Kabul-Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 12.10.2017 SAYISI : 2015/357 Esas 2017/629 Karar Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; gümrük müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davalıya teftiş sonucu tanzim etmiş olduğu 08.08.2003 tarihli rapor uyarınca davacı idare tarafından ikramiye ödendiğini, sonrasında ek tahakkuk işlemi ile ilgili dava dışı vergi yükümlüsünün vergi mahkemesinde açtığı davayı kazandığını ve verilen bu ikramiyenin iadesinin davalıdan istendiği, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davalıya yapılan ödemenin haklı bir nedeninin kalmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ikramiye ödemesi olan 99.949,95 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme tarihinden yaklaşık 10 yıl geçtiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, yapılan ödemenin şart tasarruf kapsamında yapılan bir ödeme olduğunu, tarafına yapılan ödemede hata hile ve aldatıcı bir işleminin olmadığını, ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı vergi yükümlüsü tarafından vergi mahkemesinde açılan davanın kesinleşmesi ile davalıya yapılan ikramiye ödemesinin istenebilir ... gelmesi nedeni ile davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, vergi mahkemesinin kesinleşmiş kararının incelenmesinde ek tahakkunun iptaline karar verildiğinin anlaşıldığı, ikramiye bedelinin iadesi konusunda davacı tarafından davalıya gönderilen idare yazısının 21.03.2014 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalıya verilen bir aylık sürenin eklenmesi ile temerrütün 21.04.2014 tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 99.949,95 TL'nin temerrüt tarihi olan 21.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın faiz başlangıç tarihi yönünden hatalı olduğunu, yasal faizin başlangıç tarihinin davalıya ikramiye ödemesinin yapıldığı tarih olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalıya yapılan ödemenin usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının iyi niyetli olduğunu, yapılan işlemlerin hiçbirinde davalının kusuru, kötüniyeti, hileli ya da aldatıcı işleminin söz konusu olmadığını, davalı gibi gümrük müfettiş yardımcısı dava dışı ... aleyhine de dava açıldığını, açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, eldeki davanın da aynı şekilde sonuçlanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davada davacı idare tarafından dava dışı gümrük mükellefi şirket aleyhine tahakkuk edilen gümrük ve katma değer vergisi ek tahakkukunun Kocaeli 1. Vergi Mahkemesinde açılan dava sonucunda iptal edildiği, mükelleften tahsil edilen ek tahakkuk ve para cezasının tarafına iade edildiği, davalı tarafa yapılan ikramiye ödemesinin de yasal dayanağının ortadan kalktığı, davalıya yapılan ikramiye ödemesinin istirdatının talep edildiği, zamanaşımı süresinin dolmadığı, kesinleşen vergi mahkemesi kararı gereğince davalıya ikramiye ödenmesini gerektiren bir idari para cezası kalmadığından davalıya yapılan ikramiye ödemesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerektiği, faiz başlangıç tarihinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayalı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın faiz başlangıç tarihi yönünden hatalı olduğunu, yasal faizin başlangıç tarihinin davalıya ikramiye ödemesinin yapıldığı tarih olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı idare tarafından davalıya yapılan ikramiye ödemesinin dava dışı gümrük vergi yükümlüsünün ek tahakkuk işleminin iptali için açtığı davanın, davacı idare aleyhine sonuçlanması nedeniyle iadesi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 vd. maddeleri. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile faiz başlangıç tarihinin yerinde olmasına, davalının temerrüde düşürüldüğü tarihe göre faiz başlangıcının belirlenmesinin isabetli olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.