Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5834 E. 2024/5453 K.
Konu: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5834
- Karar No
- 2024/5453
- Karar Tarihi
- Konu
- Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1356 E., 2023/2284 K. DAVA TARİHİ : 08.03.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/83 E., 2022/597 K. Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1. Tekirdağ ili,... ilçesi, ...Mahallesi, ... Sokağı 277 ada 20 parsel sayılı taşınmazın muris ......adına kayıtlı olduğunu, 2. Murisin sağlığında, davacılar ve davalı dahil herkesin aralarında anlaşarak söz konusu taşınmaz üzerine muris ... Elmas'a da bir daire yapılması şartı ile herkesin kendine daire yaptırdığını, 3. Davalının o tarihlerde İstanbul/Merter’de ev aldığından bahisle evi şimdilik yaptıramayacağını söylediğini, 4. Taşınmazdaki 5 adet bağımsız bölümün davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından yapıldığını, 5. İnşaatın yapımına ne murisin ne de davalının hiçbir maddi katkısının olmadığını, 6. İnşaat tamamlandıktan sonra murisin 1, 2 ve 4 No.lu bağımsız bölümleri uhdesinde tutarak herkesin kendi harcamasını yapmış olduğu bağımsız bölümlerden 3 No.lu bağımsız bölümü...a, 7 ve 8 No.lu bağımsız bölümleri davacı ...'a, 9 ve 10 No.lu bağımsız bölümleri davacı ...'a 5 ve 6 No.lu bağımsız bölümleri ise davacı ...'a devrettiğini ileri sürerek muhdesatın aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 1.Dava konusu 277 ada 20 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1, 2 ve 4 No.lu bağımsız bölümlerin muris ... adına kayıtlı olduğunu ve murisin bizzat kendi geliri ile yaptığını, 2. Dava konusu taşınmazdaki 5, 7 ve 9 No.lu bağımsız bölümlerin davacılar ...... ve ...dlarına, 3 No.lu bağımsız bölümün ise dava dışı Zahide adına kayıtlı olduğunu, taşınmazların davacılara ait olduğunu kabul ettiklerini, bu sebeple yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın tapu kayıtlarına göre davalıya ait olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekilli istinaf dilekçesinde,... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı ... tarafından açılmış olan ve mahkemenin 2016/629 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan tapu iptali davasında, yerel mahkemenin, muhdesatın aidiyetinin tespiti için dava açılması yönünde taraflarına vermiş olduğu kesin süreli ara kararı gereğince, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların taraflarından inşa edildiğinin tespiti istemi ile iş bu davayı açtıklarını, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların davalı adına kayıtlı olmadığı, taraflar arasında açılmış olan ortaklığın giderilmesine ait bir dava da bulunmadığı ve davanın açılmasında hukuki yarar olmadığı dikkate alındığında, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku'nda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. 2. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin ..., sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. 3. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin de bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.