Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1026 E. 2024/5568 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1026
Karar No
2024/5568
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2727 E. 2023/2729 K. DAVALILAR : ... vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 05.12.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/291 E. 2021/186 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının mirasbırakan ...’in oğlu ve tek mirasçısı olduğunu, davalıların İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/294 Esas sayılı dosyasında mirasbırakanın sözlü vasiyetname bıraktığından bahisle tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, vasiyetnamenin geçerli bir vasiyetname olmadığını, vasiyetnamenin kanuni şartlara uygun olmadığını, sözkonusu yazının beyan edildiği kamera görüntüsü dikkatlice izlendiğinde mirasbırakana ağır baskı uygulandığının görülebileceğini, baskı altında alınan ve şekil şartlarına uygunluk taşımayan belgeye itibar edilmemesi gerektiğini, davalıların bu görüntüyü çektikten sonra mirasbırakanı ölüm noktasına getirdiklerini ve yatakta çürümeye terk ettiklerini, kamera görüntüsüne dayalı vasiyetname yapılmasının hukukumuzda yer almadığını, yazılan vasiyetnamenin kimin tarafından yazıldığının da belli olmadığını açıklayarak, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/294 Esas sayılı dava dosyasına sunulan sözlü vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sözlü vasiyetnamenin vaki ve cari olduğunu, muristen kalan vasiyetnamede sayılı malvarlığının davalılara verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulü ile İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/807 Esas sayılı dosyası ile okunan muris ...'e ait vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. İlk Derece Mahkemesi’nin her iki gerekçesinin de hatalı ve dosya içeriğine aykırı olduğunu, b. Video görüntülerinde murisin ağzından çıkan her söz, yine çekim sırasında murisin her beyanının tanıklarca yazıya da dökülmek suretiyle belgelendiğini, videoda tanıklarının da murisin huzurunda açıkça görüntülendiklerini, c. Davalıların, hem murise hem de murisin babasına 30 yıl boyunca karşılıksız bakıp gözettiğini, murisin tek oğlu olan davacının ise, 30 yıl boyunca muris ile küs ve dargın vaziyette yurt dışında yaşadığını, B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, sözlü vasiyetnamenin şekle aykırılık nedeniyle iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1026, K. 2024/5568, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-1026-e-2024-5568-k-536997ec66f8