Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26405 E. 2024/8419 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/26405
- Karar No
- 2024/8419
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/324 E., 2021/1296 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul/ Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/113 E., 2020/271 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazdaki 1/2 hissesini davalı kızı ...'ya sattığını belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz devrinin müvekkilinin iradesi ile olmadığını, anne ve babasının Bursa 6. Aile Mahkemesinin 2012/180 Esas 2012/234 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, boşanma sırasında imzalanan protokole göre dava konusu taşınmazın müvekkilinin 18 yaşına geldiği zaman devrinin kararlaştırıldığını, bu koşul gereğince devrin gerçekleştiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tasarruf tarihinde davalıların baba-kız oldukları, aralarındaki tasarrufların bedel farkı ve iyiniyet kurallarına bakılmaksızın İİK'nun 278/III-1 maddesi gereğince bağış hükmünde olup iptale tabi olduğu, akrabalık bağı nedeniyle davalı 3. kişi ...'nin borçlu babasının mali durumunu ve mal kaçırma amacını bilebilecek kişilerden olduğu tasarrufun İİK'nun 280/1 madde gereğince ve boşanma protokolü gereğince borçluya ait hissenin davalı kızı lehine yapılan kazandırma olması nedeniyle de iptale tabi olduğu, müteselsil kefil ...'nin alacaklıya karşı asıl borçlu gibi sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde ,müvekilinin annesi ile davalı babası ...'nin boşanmaları aşamasında taşınmaz hisse devrinin kararlaştırıldığını, mülkiyetin TMK'nun 705 inci maddesine göre mahkeme kararı ile tescilden önce doğduğunu, devre ilişkin kararın tespit hükmü olarak değerlendirilemeyeceğini, davalı borçlunun alacaklılarına zarar verme kastı olmadığını, mahkeme kararı gereği yapılan tasarruf olduğundan iptal edilemeyeceğini, Aile Mahkemesi kararının 28.11.2012 tarihinde kesinleştiğini, borçlandırıcı işlemin 22.04.2016 tarihinde yapıldığını, davacı alacağının tasarruf tarihinden önce olmadığını, TBK 19/2 nci maddesine göre muvazaalı işlemde olmadığını, tapu müdürlüklerindeki görüş ayrılıkları nedeniyle mahkeme kararı gereği devir yapılamadığını, davalı ...'ın 18 yaşına girmesiyle tapunun devredildiğini, inançlı işlem veya muvazaalı olarak değerlendirilemeyeceğini, aciz vesikası alınmadığını, haciz tutanağının aciz vesikası hükmünde olmadığını, hak düşürücü ve zaman aşımı sürelerinin dolduğunu, icra takibine dayanak kredi sözleşmesinde davalı ...'nin müteselsil kefaletinin geçerli olmadığını, asıl borçluya başvurulmadan icra takibi yapılamayacağını, davacının gerçek alacağı olmadığını belirterek İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davalı ...'ın annesi ... ile davalı borçlu babası ...'nin 28.11.2012 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları, boşanma kararına ilişkin hükmün 9 uncu bendinde; "...velayeti anneye verilen ... lehine ...'nin gayrimenkuldeki 1/2 payını ...'ye 2013 yılı Ocak ayında devretmesine, bu tarihe kadar dairenin satılmamasına, ...'nin de ...'nin reşit olmasına kadar ... tarafından devredilecek 1/2 payı satmamasına ve ipotek koydurmamasına..." düzenlemesi yapıldığı, boşanma protokolüne ilişkin kararın 28.11.2012 tarihinde kesinleştiği, davalı borçlunun 22.04.2016 tarihinde kullandığı kredi borcunun doğumundan sonra 24.06.2016 tarihinde kızı davalı ...'a yaptığı hisse devrinin protokole konu edimin ifası amacıyla yapılan tasarruf niteliğinde olduğu, borçlunun alacaklıdan mal kaçırma amacının sabit olmadığı, mahkemece davalı ...'ın borçlu babasının ekonomik durumunu bilebilecek kişilerden olduğu ve tasarrufun borcun doğumundan sonra alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçelerinde, devrin borcun doğumundan sonra bedelsiz olarak gerçekleştiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve boşanmanın muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2024 tarihinde birliğiyle karar verildi.