Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26369 E. 2023/4784 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26369
Karar No
2023/4784
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/888 Değişik İş – 2021/891 Karar SAYISI : İHK-2021/37368 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüne-Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2021/111887 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.07.2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, maluliyet nedeniyle oluşan zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketine ilk başvuru tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.07.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 395.182,00 TL’ ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, olayın iş kazası olduğunu, SGK tarafından geçici iş göremezlik olduğu dönemlerde gelir bağlanacağını, başvuranın iddia ettiği bir zararı var ise SGK tarafından karşılanacağını, iş kazalarında bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin müvekkili sigorta şirketine rücu edileceğini, mükerrer ödeme yapmasına neden olunacağını, başvuruya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, emniyet kemeri takılmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza soruşturması evraklarının getirtilmesi gerektiğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi gerektiğini, maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın aktüer siciline kayıtlı bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, maaş bordrosunun vergi kayıtları, banka kayıtları ile ispat edilmesi gerektiğini, ticari iş söz konusu olmadığından ticari faiz talebinin yerinde olmadığını, savunarak talebin reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 395.182,00 TL süreki iş göremezlik tazminatının 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kazanın iş kazası kriterleri yönünden değerlendirilmesini talep ettikleri ve SGK tarafından geçici iş göremez olduğu dönemlerde gelir bağlanacağının düzenlendiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, başvurucunun gelirinin ispatlanması gerektiği ve ispatlanamaması karşısında asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, hatalı maluliyet raporuna itiraz ettiklerini, medikal firmadan alınan uzman görüşe göre maluliyet raporunda belirtilen oranın yüksek olarak hazırlandığı ve davanın usulden reddini talep ettiklerini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik zararının sağlık giderleri teminatına alındığı ve sağlık giderleri teminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, ticari faiz taleplerinin reddi gerektiğini, müstakbel bir alacak için bugün faize hükmedilmesinin faizin ruhuna aykırı olduğunu, rapor ücreti, baro pulu ve vekalet harcına ilişkin taleplerin reddini, başvuru sahibi lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'de belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i olması gerektiği gerekçeleri ile ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; SGK tarafından ödeme yapıldığına dair dosyada bir belge olmadığından iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmayacağının araştırılmasına yönelik itirazların reddi gerektiği aktüer hesabının doğru yapıldığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, belediye işçisinin görev için yolculuk etmesi sebebiyle hatır taşıması bulunmadığından ve kaza tespit tutanağında emniyet kemeri belirsiz olarak işaretli olmasından müterafik kusur bulunduğuna dair delil olmamasından hatır ve müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin poliçe kapsamında olduğu, faiz başlangıcının yasa hükmüne uygun belirlendiği, vekalet ücreti belirlenmesinde hata bulunmadığı gerekçeleriyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, kazanın iş kazası olduğunu, geçici iş göremezlik olduğu dönemlerde SGK tarafından gelir bağlanacağını, ayrıca aylık gelir bağlanmakta olduğundan ve bu bağlandığında peşin sermaye değerinin müvekkili şirkete rücu edileceğini, mükerrer ödeme yapmak durumunda kalacaklarını, aynı uyuşmazlık nedeniyle kazanın iş kazası olduğu, kazanın iş kazası olup olmadığının yargılamayı gerektirdiğinden başvurundan el çekilmesine karar verildiğini, bu karar ile mevcut karar arasında çelişki doğduğunu, uyuşmazlığın genel yargı yolunda çözülmesi gerektiğini, maluliyet oranına itiraz ettiklerini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmadığını, oranın yüksek belirlendiğini, fiziki muayene yapılmadığını, ATK’ dan rapor alınması gerektiğini, maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre belirlenmesi gerektiğini, başvurunun usulüne uygun olmadığını talebin usulden reddi gerektiğini, progresif rant yöntemi ile hesaplamanın hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacının talebine göre İstanbul Büyükşehir Belediyesinde çalışmak üzere çalıştıkları Akharım Belediyesi tarafından görevlendirildiklerini ve dönüşte bu kazanın meydana geldiği belirtilmekle, davacının belediye tarafından görevlendirildiğine dair görevlendirme yazısı bulunup bulunmadığı araştırılarak kazanın iş kazası mı, trafik kazası mı olduğunun açıkça belirlenmesi gerekir. 3.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 16.07.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanmalardan biri alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26369, K. 2023/4784, T. 03.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-26369-e-2023-4784-k-a02df8b35b01