Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9926 E. 2024/8382 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9926
Karar No
2024/8382
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/60 E., 2023/122 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili, davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (kapatılan)17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili, davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.10.2010 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresi altında bulunan davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait kamyonetle davalı ...'un sevk ve idaresindeki kamyona daha sonra da yolun kenarında yürümekte olan davacı müvekkiline çarparak müvekkilinin ağır bir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, olay nedeniyle müvekkilinin çenesinin ve sağ ayağının kırılarak kafatası, kalça ve bacak kemiğinin çatladığını ve yüzünde sabit eser meydana geldiğini, müvekkilinin inşaatlarda demir bağlama ustası olduğunu ve halen çalışamadığını, hiçbir kusuru olmadığı halde başına gelenler nedeniyle psikolojik durumunun bozulduğunu, davalılar ... ile ...'un Ordu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.03.2011 tarihli ve 2010/793 Esas, 2011/220 Karar sayılı kararı ile taksirle yaralama suçundan mahkumiyetlerine karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 30.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme bir şekilde tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 10.12.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat miktarını bilirkişi raporu doğrultusunda 73.806,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı Groupama Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'a ait kamyonun müvekkili şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede belirtilen sakatlık teminat tutarının 175.000,00 TL olduğunu, tedavi ve bakıcı giderleriyle geçici iş görememezlik ve manevi tazminatın poliçe kapsamı dışında olduğunu, müvekkilinin kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödemelerin ve bağlanan gelirlerin talep edilen tazminat miktarından düşürülmesi gerektiğini, davacının dava tarihinden önce müvekkili şirkete herhangi bir müracatının olmaması nedeniyle müvekkili şirketin temerrüdünün söz konusu olmayacağını ve davacının faiz talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ..., vekili cevap dilekçesinde; davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait kamyonetin müvekkili şirketi tarafından Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, geçerli bir trafik sigortası poliçesinin mevcudiyeti halinde müvekkili şirketin davalının sigortacısı olarak üçüncü kişilere verilen zarardan doğan sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe ile belirlenen trafik sigortası limitleriyle sınırlı olduğunu, aynı aracın Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Sigortası var ise bu poliçedeki artan mali sorumluluk teminatının ancak gerçek zarar miktarının sigortalı araç sürücüsünün kusuruna isabet eden kısmının trafik poliçesi limitini aşması durumunda devreye gireceğini, tedavi giderleri ve geçici iş görememezlik ödeneklerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hüküm altına alındığından müvekkili şirketin tazminat yükümlülüğünün bulunmadığını, ayrıca davacı ...'ın herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olması halinde bu kurum tarafından davacıya yapılan ödemelerin ve bağlanan gelirlerin talep edilen tazminat miktarından düşürülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nın diğer müvekkili ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde satış elemanı olarak çalıştığını, olayda müvekkili ...'nın kusurunun bulunmadığını, davacı ...'ın olay sırasında kaldırımda yürümeyip kavşakta karşıdan karşıya geçerken olaya sebebiyet vermesi nedeniyle kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin olayda hiçbir kusurunun olmadığını, kazanın davalı ...'nın dikkatsizliği ve özensizliği sonucu meydana geldiğini, ayrıca talep edilen tazminat miktanının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11.07.2016 tarihli ve 2011/130 Esas 2016/859 Karar sayılı kararıyla; davalılardan ...'nın sevk ve idaresi altında bulunan kamyonet sürücüsünün olayda %75 oranında, davalı sürücü ...'un ise %25 oranında kusurlu oldukları, davacının %9,1 oranında maluliyeti tespit edildiği, davacının maddi tazminat alacağının 73.806,48 TL olduğunun aktüer bilirkişi raporu ile belirlendiği, davalıların ekonomik ve sosyal durumları ve kusur oranı dikkate alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulüne, 73.806,00 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti., Groupama Sigorta A.Ş., Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinden olay tarihi olan 21.10.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme bir şekilde tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'den olay tarihi olan 21.10.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme bir şekilde tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili, davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan)17. Hukuk Dairesi'nin 2016/19863 Esas- 2019/8406 Karar sayılı 23.09.2019 tarihli kararı ile; davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı Groupama Sigorta A.Ş. ve davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, yasa koyucunun trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmediği, sıralı bir sorumluluk düzenlediği, somut olayda, davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş, kazaya neden olan aracın ihtiyari mali sorumluluk (İMSS) sigortacısı olduğu, olay tarihi itibariyle bu davalının ZMSS limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı, sıralı sorumluluk esasına göre, davalı ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde, limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabileceği, başka bir anlatımla, davalının uğradığı bedeni zararlar, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ise bu aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğunun doğmayacağının gözetilmesi gerektiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının demirci ustası olması nedeniyle İnşaat Mühendisleri Odası Ordu Temsilciliği’nin 29.09.2014 tarihli yazısı doğrultusunda günlük 60,00 TL, aylık da 1.800,00 TL kazancı olduğu (ve yıl boyunca çalışıp aynı geliri elde ettiği) esas alınarak asgari ücretin 3 katı düzeyinde gelir elde ettiği kabulü ile tazminat hesaplandığı, inşaat işçiliği, işin özelliği gereği yılın belirli aylarında yapılabilen mevsimlik bir iş olduğundan davacının gelirinin belirlenmesinde bu husus dikkate alınarak davacının yaşadığı ve çalıştığı yerler de gözetilerek yılın kaç ayı ve ayda kaç gün çalışabileceği tespit edildikten sonra sonucuna göre asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, davalı ... şirketine davacı tarafından dava tarihinden önce yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda temerrüt tarihinin belirlenmesi, davalı ... şirketlerinin sadece maddi tazminattan sorumlu tutulduğu halde mahkemece maddi ve manevi tazminata ilişkin ayrım yapılmadan harçlardan, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden tüm davalıların birlikte sorumlu tutulması ve hükmedilen kaza nedeni ile ortaya çıkan zarardan teminat limiti ile sorumlu olduğundan harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de teminat limiti oranında sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada bozma ilamı doğrultusunda aktüerya bilirkişiden rapor alındığı, tazminat tutarlarının yeniden belirlendiği, belirlenen tutarların bozma öncesindeki tutarları aştığı için davacı vekilinin ıslah yoluna gittiği, yasa değişikliği sonrasında bozma akabinde yeniden davanın ıslahı hakkı tanındığı ancak davacı vekilinin bozma öncesi ıslah hakkının kullandığı davacı tarafın ikinci kez ıslah hakkının var olduğu kabul edilecek olsa bile bozma öncesi mahkemenin ilk kararını yalnızca davalıların temyiz ettikleri, davacı vekilinin temyize cevap dilekçelerinde ilk kararın onanması yönünde dilekçe verdikleri dikkate alındığında, davalılar yönünden ilk hükmün usûlî kazanılmış hak teşkil edeceği gerekçesiyle davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,18.451,50 TL maddi tazminatın davalı Groupama Sigorta A.Ş'den dava tarihinden itibaren; diğer davalılar ..., ...,... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'den olay tarihi olan 21.10.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, davalı Groupama Sigorta A.Ş. yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, 55.354,50 TL maddi tazminatın davalı ... Anonim Sigorta A.Ş'den dava tarihinden itibaren; diğer davalılar ..., ..., ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'den olay tarihi olan 21.10.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'den olay tarihi olan 21.10.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme bir şekilde tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu zamanında ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak dava açıldığı, mahkemece fazlaya ilişkin haklarının ret olunmadığı, bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporu ile alacak miktarının ortaya çıktığı ve mahkemece hükme esas alınan bu rapora göre ıslah yoluna gidildiği, mahkemece ıslah taleplerinin reddine ilişkin ileri sürülen nedenlerin hukuka aykırı olduğunu, ilk hükmün Yargıtay dosya gönderme formundan anlaşıldığı kadarıyla, davalılardan ... Ltd.Şti ve ... tarafından temyiz edilmediği, mahkemece bu taraflar lehine aleyhlerine hüküm kurulmasının olanaklı olmadığı, mahkemece yeni hükümden yararlandırıldıkları aleyhlerine vekalet ücretine de hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil şirketin dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın kasko sigortacısı olduğu davaya konu talepler bakımından sorumluluğunun gündeme gelebilmesi için aracın ZMSS poliçesi bakımından limitinin tükenmesi gerektiğini, mahkeme tarafından aracın ZMSS poliçesi araştırılmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kasko sigortacısı olan müvekkilinin aracın ZMSS poliçesinin limitinin tükenip tükenmediğinin araştırılması gerektiğini, hükme esas alınan hesap raporunda; davacı tarafın geliri, hesap tablosunun belirli kısımlarında farazi olarak asgari ücrete oranlı bir değerlendirme yapıldığını, davacının ücrete ilişkin bodroların Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davacının esas gelirine ilişkin tüm resmi evrakların dosyaya kazandırılması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ile teknik faiz %1,8'in uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığı, kusur izafe edilmesinin hatalı olduğu, müvekkilinin ikinci derecede kusurlu olduğu kabul edilse dahi,hükmedilen tazminattan kusur oranında indirim yapılması gerektiği, davacının muhtemel ömrü ve aktif-pasif dönem bakımından yapılan değerlendirmelere yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, maluliyet raporuna itirazlara rağmen Adli Tıp Kurumu Üst Kurulunda inceleme yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların ZMSS sigortacısı, İMSS, maliki ve sürücüsü olduğu araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yaya davacının uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm ve davacı vekili ile davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; Mahkece Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. "Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Dosya kapsamından, mahkemenin 11.07.2016 tarihli ve 2011/130 Esas 2016/859 Karar sayılı kararına karşı davalılar ... ile .... San. Ltd. Şti.'nin temyiz isteminde bulunmadığı, davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili, davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine hükmün davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili ile davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili lehine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/19863 Esas- 2019/8406 Karar sayılı ve 23.09.2019 tarihli kararı ile bozulduğu, davalılar ... ile .... San. Ltd. Şti. yönünden 73.806,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminat için davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. 3.Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş'nin diğer temyiz itirazları yönünden; a- Mahkemece verilen ilk karar Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 23.09.2019 tarihli ve 2016/19863 Esas- 2019/8406 Karar sayılı ilamıyla ".. davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş, kazaya neden olan aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMSS) sigortacısı olduğu, olay tarihi itibariyle bu davalının, ZMSS limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı, sıralı sorumluluk esasına göre, davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına, ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde, limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabileceği, başka bir anlatımla, davalının uğradığı bedeni zararlar, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ise, bu aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğunun doğmayacağı gözetilmesi gerektiği, davalı ... şirketine davacı tarafından dava tarihinden önce yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda temerrüt tarihinin belirlenmesi, davalı ... şirketlerinin sadece maddi tazminattan sorumlu tutulduğu halde, mahkemece maddi ve manevi tazminata ilişkin ayrım yapılmadan harçlardan, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden tüm davalıların birlikte sorumlu tutulması ve hükmedilen kaza nedeni ile ortaya çıkan zarardan teminat limiti ile sorumlu olduğundan harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de teminat limiti oranında sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığı.." gerekçesiyle bozulmuş, ancak mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma ilamında belirtildiği şekilde aracın ZMSS poliçesi araştırılmadan ve davalı ... Anonim Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu belirlenmeden bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilerek bozma ilamı gereği yerine getirilmediğinden karar bu yönüyle hatalı olup bozulması gerekmiştir. b- Mahkemenin bozma öncesi kararı, davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz istemi üzerine bu davalı lehine bozulmuştur. Bozma ilamında, "Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının demirci ustası olması nedeniyle İnşaat Mühendisleri Odası Ordu Temsilciliği’nin 29.09.2014 tarihli yazısı doğrultusunda günlük 60 TL, aylık da 1.800,00 TL kazancı olduğu (ve yıl boyunca çalışıp aynı geliri elde ettiği) esas alınarak asgari ücretin 3 katı düzeyinde gelir elde ettiği kabulü ile tazminat hesaplanmıştır. İnşaat işçiliği, işin özelliği gereği yılın belirli aylarında yapılabilen mevsimlik bir iştir. Davacının gelirinin belirlenmesinde bu husus dikkate alınarak davacının yaşadığı ve çalıştığı yerler de gözetilerek yılın kaç ayı ve ayda kaç gün çalışabileceği tespit edildikten sonra sonucuna göre asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği" gerekçesiyle ile davacının çalıştığı dönemler ve bu duruma göre gelirinin tespit edilmesi için davalı ... Anonim Sigorta A.Ş. lehine karar bozulmuştur. Bozma kapsamında Mahkemece yapılan yargılamada alınan 23.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda bozma uyarınca hesaplamaya ilişkin diğer hususlar bakımından usuli kazanılmış haklar gözetilmeden güncel asgari ücret verileri ile hesaplama yapılmıştır. Oysa sadece davalı ... Anonim Sigorta A.Ş vekili lehine ilk hükmün bozulduğundan bozma kapsamında belirtilen yön dışında 31.10.2014 tarihli kök rapordaki veriler yönünden (tazminata esas alınan gelir bozma sonrası yapılan araştırmaya göre davacının çalışabileceği aylar belirlenerek, esas alınan asgari ücret yılı, yaşam tablosu, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davalı ... Anonim Sigorta A.Ş lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınması gerekirken davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal eden ek hesap raporu hükme esas almaya elverişli değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm ve davacı vekili ile davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3a ve 3b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya ve davalı ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. iadesine, Aşağıda dökümü yazılan temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9926, K. 2024/8382, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9926-e-2024-8382-k-23561234e024