Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23932 E. 2023/1659 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/23932
- Karar No
- 2023/1659
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/531 D.İş, 2021/492 K. SAYISI : İHK-2021/18162 HÜKÜM/KARAR : Tarafların itirazının reddine/Davanın Kısmen Kabulüne SAYISI : K-2021/53686 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince tarafların itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden faiz ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporunu dikkate almak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; temliknamenin geçersiz olduğunu, iptali için dava açtıklarını ve bu davanın beklenilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faizle hesaplanması gerektiğini, ödeme yapıldığından sorumluluğunun kalmadığını,ibra alındığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, oranın fahiş olduğunu, alacağın temlikine göre indirim yapılmasını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiği, tazminat hesaplamasının içtihatlara uygun olduğu,ödemenin eksik olduğu, temliknamenin iptali davasının ayrı bir dava olduğu, vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetine yapılan itirazları tekrar etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetine yapılan itirazları tekrar etmiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafından ... poliçesiyle teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 inci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme Davalı tarafından, davacının tazminat alacağının % 25’lik kısmının devir sözleşmesi ile Gül Hasar Anonim Şirketine devredildiği, bu nedenle alacağın % 25’lik kısmı yönünden davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir (somut olaydaki gibi). Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. Davacı vekili, 02.01.2020 tarihli temliknamedeki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını, iptali için dava açıldığını ve suç duyurusunda bulunulduğunu belirtmekle, bu davaların beklenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 13.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.