Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23604 E. 2023/5011 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/23604
- Karar No
- 2023/5011
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/643 Değişik İş, 2021/645 Karar SAYISI : 2021/İHK-24380 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddi / Davacının İtirazının Kabulü SAYISI : K-2021/66392 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine, davacının itirazının kabulü ile başvurunun kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının çocuğu ...'in, 18.09.2020 tarihinde yolcu konumunda bulunduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini ve davacının destekten yoksun kaldığını, aracın zorunlu trafik sigortasının bulunmadığını, davalı ... tarafından da gerçek zararın karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.001,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.04.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle dava değerini 137.563,31 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 07.10.2020 tarihinde davacı tarafa 76.377,00 TL ödeme yapıldığını, hesaplama yapılırken destekten yoksun kalanların paylarının belirlenmesi ve müterafik kusur indirimi ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, yasal faize ve 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kazadaki tam kusuru ve aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, %20 oranında hatır taşıması ve %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmasının uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 88.040,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi uygulanmasının hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hesaplamanın hatalı yapıldığını, takdiri indirimlerin sıralamasının doğru olmadığını, destek paylarının hatalı belirlendiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hesaplanan tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmadığı, davacının hatır taşıması indirimi yapılmasına ilişkin itirazının kabul edilmesi gerektiği, hesaplama yönteminin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, faiz başlangıç tarihinin doğru belirlendiği ve nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun bulunduğu gerekçeleri ile davalının itirazlarının reddine, davacının müterafik kusur indirimine yönelik itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile 110.050,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan hesaplama yönteminin ve pay ayrımının hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra güncellenen ödemenin düşülmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin doğru belirlenmediği, vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297 ve 298 inci maddeleri ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Anayasa’nın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasa'da hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 297. maddelerinde, hükmün nasıl tesis edileceği ve kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK'nın 297 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. HMK'nın 298 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda ise kısa karar ile gerekçeli kararın uyum içinde olması öngörülmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmasının ya da hükmün gerekçe kısmında kabul edildiği belirtilen bir yükümlülüğün hüküm fıkrasında reddedilmiş olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtayın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır. Somut uyuşmazlıkta; ... kararının gerekçe bölümünde davacı tarafın hem müterafik kusur indirimi hem de hatır taşıması indirimi uygulanmasına yönelik itirazlarının kabulü gerektiği belirtilmiş, hüküm kısmında ise davacının sadece müterafik kusur indirimine yönelik itirazının kabulüne karar verilerek hesaplanan toplam tazminat miktarından %20 oranında indirim yapılarak 110.050,65 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu şekilde gerekçe ile hüküm arasında uyumsuzluk oluştuğu ve bu hususun hükmü çelişkili hale getirdiği, hükmün bu haliyle infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğu açıktır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince yukarıda açıklanan ilkelere uygun şekilde gerekçe ile hüküm çelişkisi içermeyen kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulması gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298 inci maddelerine aykırı şekilde hükümde çelişki ve infazda tereddüt yaratacak şekilde karar yazılması doğru görülmediğinden ... kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.