Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22963 E. 2023/2764 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/22963
- Karar No
- 2023/2764
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/528 D.İş-528 K. SAYISI : İHK-2021/17371 HÜKÜM/KARAR : İtirazın Reddi SAYISI : K-2021/40250 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp davada fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 40.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III.... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne 125.549,00 TL maddi tazminatın 20.02.2020 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B.İtiraz sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddi gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın yeni genel şartlara göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmış olduğu, maluliyet raporunun ve hesaplamanın usulüne uygun olduğu, maluliyet raporuna itiraz yönünden davanın ıslah edilmiş olup ikinci ıslah dilekçesi verilemeyeceği, vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı ve davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olup ıslah dilekçesi verilemeyeceğinin kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, başvuru şartının gerçekleşmediğini, sigortalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi ödeme olup olmadığının araştırılmasını, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, yasal faiz ile sorumlu olduklarını, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının bedensel zarar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 88, 89, 90. maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına, belirlenen kusur oranlarının olayın oluş şekline uygun olmasına, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmasında isabetsizlik bulunmamasına, davanın iş kazası olmamasına, halk otobüsünde yolcu olan davacının müterafik kusurunun bulunmamasına, taşımanın niteliğine göre hatır taşıması indirimi yapılmamasında isabetsizlik bulunmamasına, rapor ücretinden davalının sorumlu olmasına, davanın belirsiz alacak davası olarak değil kısmi dava olarak açılmış olmasına, dava dilekçesinde maluliyet oranının yüksek çıkması halinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede, 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza,20.01.2020 tarihinde meydana gelmiştir. Davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak alınan raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanarak davacıda oluşan maluliyet oranının %10 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %9.2 olduğu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %10 olduğu belirlenmiş, hakem heyetince de davacının maluliyet oranının %9.2 olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Maluliyet oranının tespitinde kaza tarihi itibari ile uygulanacak yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliktir. Buna göre tazminat hesabında esas alınacak maluliyet oranı %10 olup İtiraz Hakem Heyetince %10 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede, 3.Somut olayda Hakem Heyetince başvurusu kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nisbi ve tam vekalet ücretine karar verilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.