Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5100 E. 2024/9666 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5100
- Karar No
- 2024/9666
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/227 Değişik İş, 2023/228 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/Davalının İtirazının Reddine SAYISI : K-2023/43538 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince tarafların davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.08.2016 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek sürekli bakıcı gideri için HMK 107 uyarınca 5.001,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 310.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yeterli olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumundan ödeme alınması halinde tazminattan indirilmesini ve hesaplanacak vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan araç sürücüsünün tek taraflı kazada %100 kusurlu olduğunun trafik kazası tespit tutanağı ile belirlendiği; davacının sunduğu raporda davacının maluliyet oranının %99 olarak tespit edildiği, davacının ömür boyu sürekli bakıcıya ihtiyacı olduğunun tespit edildiği ve bu rapordaki maluliyet oranının karara esas alındığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 310.000,00 TL bakıcı tazminatının 13.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunu mevzuata uygun olmadığını, maluliyetin %70'i geçmesi halinde Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, poliçe limitinin 310.000,00 TL olduğunu ve bakıcı giderinin tedavi teminatı olmayıp maddi tazminat (ölüm ve sakatlık) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, poliçe teminatı dışındaki taleplerin reddedilmesi gerektiğini, ceza yargılamasında uzlaşma var ise davanın reddinin gerektiğini, davalının ancak hakem heyetine başvuru tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu, hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini belirterek kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile itiraz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisinde yer alan maluliyet raporunun ilgili yönetmelik hükümlerine uygun biçimde uzman heyetçe düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük bulunmadığı, bakıcı giderinin poliçe kapsamında olduğu, davacının şehirlerarası otobüste yolcu olması sebebiyle hatır indirimi uygulanamayacağı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile benzer sebepleri tekrar ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacı Suriye uyruklu olup, Hakem Heyetince şikayetçilerin teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacılara kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.