Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/12713 E. 2024/14250 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12713
- Karar No
- 2024/14250
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Davanın usulden reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Bağlı Ortaklıklarının 2012 yılına ait Genel Yatırım ve Finansman Kararnamesi'nin 5 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Başbakanlık Hazine Müşteşarlığı 10.04.2012 günlü ve 158.01.04 sayılı yazı ile "4857 sayılı İş Kanununa tabi işçi statüsünde çalışmak üzere 100 personelin sadece genel aydınlatma denetiminde istihdam edilmek üzere atanmasına" izin verilmesi sonucu; yapılan sınavda başarılı olarak atanmaya hak kazandığını, ... Elektrik Dağıtım AŞ (...) özelleştirilmemiş olduğundan ve bölge temsilciliklerinin de henüz kurulmaması sebebiyle 27.09.2012 tarihinde Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (...) bünyesindeki ... Antalya İşletmelerinde genel aydınlatma haricinde diğer bölümlerinde çalışmaya başladığını, ...'ın, 28.05.2013 tarihinde özelleştirilmesi ve devri sağlandıktan sonra Antalya Bölge Temsilciliği kurulduğu hâlde, müvekkilinin genel aydınlatma denetimi görevinde çalışmaya başlatılmadığını, müvekkilinin yerine sınava girmemiş kişilerin atandığını, müvekkilinin sınav ile hak ettiği işinde çalışamadığını, listede yer alan 100 kişinin idari yargının ret kararı vermesi sonucu iş mahkemelerine dava açtığını ve tespit kararları ile işlerini kazanabildiklerini, işbu nedenlerle müvekkilinin ... temsilciliklerinde 25.08.2022 tarihli sözlü sınav sonucuna göre çalıştırılmaya ve mali haklara hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, ...'da daimi işçi statüsünde görev yapmaktayken genel aydınlatma denetiminde çalışma istemiyle müvekkili İdareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali için İdare Mahkemesinde dava açtığını, davanın reddedilmesi üzerine temyiz başvurusunda bulunduğunu, Danıştay tarafından kararın bozulduğunu ancak Mahkemenin ısrar kararı ile ret kararı verildiğini, söz konusu ısrar kararı hakkında yapılan temyiz yolu başvurusu hakkında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca İdare Mahkemesinin ısrar kararının onanmasına karar verildiğini, yine müvekkili İdare aleyhine Antalya 4. İş Mahkemesine açılan tespit davasında ret kararı verildiğini ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından temyiz isteminin reddine karar verilerek kararın kesinleştiğini Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvurunun kesin olarak reddedildiğini, açılan dava ile ilgili kesinleşmiş Mahkeme kararları bulunduğunu, iş hukukunda tespit davasının açılabilmesi için işçi işveren ilişkisinin gerektiğini ancak hiçbir zaman davacı ile müvekkili arasında bu ilişkinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde; davanın ihbarına sebep gösterilen gerekçelerin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili Kurumun ...'ın kontrol ve denetimi altında faaliyet gösterdiğini, özelleştirme işlemlerinin 28.05.2013 tarihinde yapılan hisse satışı ile tamamlandığını, özelleştirme sonrası müvekkilinin kamu tüzel kişiliğinin sona erdiğini, ...'ın kendi bünyesinde ya da herhangi bir kamu kurumunda istihdam edilmesinin müvekkilini ilgilendirmediğini, davanın ihbar edilmesinin hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağını, davacının talebinin ... ile ilgili olduğunu, işbu nedenlerle müvekkili Şirketin herhangi bir yükümlülük ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Antalya 8. İş Mahkemesinin 04.10.2022 tarih kararı ile; iş hukukunda işvereni düzenleyici işlemlerde bulunmaya zorlayıcı ve yönetim hakkını kısıtlayıcı nitelikte karar verilmesi olanağı olmadığı, dava konusu, davalı işverence yapılan işlemin düzenleyici işlem niteliği taşıdığı ve yönetim hakkını kısıtlayıcı nitelikte karar verilmesinin mümkün olmadığı, ancak yapılan işlemin hukuka aykırılığının tespitine karar verilebileceği, kişinin meşru bir hakkına ulaşmak için Mahkemeden hakkında yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunun tespitini talep etmekte hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davalı ... temsiciliklerinde 25.08.2012 tarihli sözlü sınav sonucuna göre çalıştırılmaya ve mali haklarına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarihli kararıyla; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2020/315 ve 2021/7786 Esas sayılı dosyalarında verilen kararlar ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairelerince de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 11.10.2023 tarihli ilâmıyla; davacının eda davası açma olanağı varken tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı, bu hususun dava şartı olarak resen dikkate alınması gerektiği davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilâmı doğrultusunda hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin uğradığı haksızlık nedeniyle sınavla hakkettiğini alabilmek için tüm hukuk yollarına başvurduğunu, birlikte İdari yargıda dava açtığı arkadaşlarının 2013 yılından beri bu birimde çalıştığını ancak davacının halen bir sonuca varamadığını, davalı tarafça "özelleştirme sonrası aydınlatma denetiminde çalışmaya hakkı olmadığı" yönünde bir itiraz olmadığını, taleplerinin sadece ...' ın sınav konusu olan "özelleştirme sonrası aydınlatma denetiminde" çalışmayı hak ettiğinin tespitine ilişkin olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu talepteki hukuki yarara ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6100 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.