Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21770 E. 2023/14151 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21770
Karar No
2023/14151
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1417 E., 2019/696 K. Avukat ..., Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... DAVA TARİHİ : 17.04.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / Yeni Hüküm Kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Samandağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, yeni hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Hatay İcra Müdürlüğünün 2015/47477 sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulünü düşük bedel ile devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiş, dava konusu gayrımenkulün dava dışı 4. kişiye devredilmesi sebebi ile talebini tazminata çevirdiğini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Miçoğulları vekili cevap dilekçesinde ve dosyadaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.04.2018 tarihli ve 2017/102 E- 2018/116 K sayılı kararıyla; " ...Dava konusu kredi sözleşmelerinin tasarruf tarihinden önce mevcut olduğu, tasarrufun iptali davası şartlarında bir eksiklik bulunmadığı, borçlunun aciz halinin haciz tutanaklarının niteliği gereği gerçekleştiği ve borçlu hakkında başlatılan icra takiplerinin kesinleştiği, davalı tarafından süresinde tanık listesi ibraz edilmediği, dava konusu taşınmazın davalı tarafından devralındıktan beş ay sonra satıldığı, alım ve satım sözleşmesi değerleri karşılaştırıldığında değerler arasında fahiş fark bulunduğu, takip dosyasında geçici aciz vesikalarının bulunduğu, bu haliyle davalının sorumluluğunun kesin aciz vesikası bulunmadığından takip çıkışı olan miktarla sınırlı olacağı, davalının iyi niyetinin ispatlanamadığı, taşınmazın tekrar devredilmesi nedeniyle taşınmazı devralan davalının takip çıkışı miktarı üzerinden tazminatla sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tazminat tutarının hatalı olarak belirlendiğini, gayrımenkulün devir tarihindeki değer üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiği beyan edilerek istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; tasarrufun borcun doğumundan önce olduğunu, mal kaçırma kasdı bulunmadığını, davalı borçlu ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, başkaca açılan tasarrufun iptali davaları da bulunduğunu beyan ederek istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Esastan Reddine, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 nci maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Samandağı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 06.04.2018 tarih ve 2017/102 Esas ve 2018/116 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, 3-Davanın kabulüne, Hatay ili 4060 parsel sayılı taşınmazdaki çıplak mülkiyetinin elden çıkarıldığı tarih olan 31.03.2015 tarihindeki gerçek değeri olan 130.683.91 TL tazminatın (Hatay İcra Müdürlüğünün 2015/47477 esas sayılı icra takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile ulaştığı miktarla sınırlı olmak üzere ve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/444 Esas ve 2018/318 Karar sayılı ile Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/356 esas ve 2018/341 karar sayılı ilamlarının infazında tekerrür olmamak kaydıyla) davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Miçoğulları vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürerek kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere toplanan delillere göre davalı ... ı vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat'i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re'sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtayca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Somut olayda mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin dosyaya sunduğu haciz tutanaklarını İİK madde 105 kapsamında geçici aciz vesikası hükmünde kabul ederek işin esasına girerek davanın kabulüne hükmedilmişse de verilen karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı tarafından borçlu davalı ... aleyhine Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2015/47477 sayılı takip dosyasından alınan 18.12.2017 tarihli haciz tutanaklarının adresinde düzenlendiği, iş bu adreslerden birinin davalı borçlunun amcasının oğlunun iş yeri adresi olduğu, diğer adreste ise davalı borçlunun tanınmadığı, davanın dayanağı olan icra dosyasında davalı borçlunun adresinin olduğu, gerekçeli kararda yer alan adresin ise olduğu, davacı tarafından davalı borçlunun bilinen adreslerine hacze gidilmediği, dosyaya ibraz edilen haciz tutanaklarındaki adreslerin de davalı borçlu ile alakasının olmadığı, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen haciz tutanaklarının İİK madde 105 kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde kabul edilemeyeceği, bu sebeple dosyaya geçerli bir aciz vesikası ibraz edilmediğinden davanın aciz vesikası yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu sebeplerle davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde yer alan sebeplerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde yer alan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... 'na iadesine, HMK'nun 373/2 nci maddesi hükmü gereğince; dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21770, K. 2023/14151, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21770-e-2023-14151-k-cec12e8ccb06