Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21202 E. 2023/11160 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21202
- Karar No
- 2023/11160
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1080 E., 2021/1179 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/Başvurunun Kısmen Kabulü İle Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/2826 E., 2019/1350 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.09.2017 tarihinde davacı ... ...’nın idaresindeki araç ile davalı nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 2.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.500,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında, davacı ... ... eldeki davadan doğan alacağını 31.01.2018 tarihli temlikname ile ...'e devretmiş, ..., vekili aracılığıyla davayı takip etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu aracın müvekkili nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava şartının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Trafikçi Bilirkişi Ünal BAHAR tarafından düzenlenen raporda, ... plakalı otomobil sürücüsü kusur oranının %75 olduğu asli kusurlu olduğu... plaka sayılı araç sürücüsü Kuddis Kaptıkaçtının %25 oranında tali kusurlu olduğu, tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun raporunda; ...'nın 30.09.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Geçici veya sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı bildirilmiştir. Maddi tazminatın ...'e temlikine ilişkin temlikname dosyaya ibraz edilmiştir. Kalıcı iş göremezlik yönünden; Toplanan deliller, alınan ve mahkememizce hükme elverişli kabul edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 30.09.2017 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında, Kuddis Kaptıkaçtının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu; iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği bildirilmesi karşısında davacının hükme elverişli ATK raporunda da belirtildiği anlaşıldığından kalıcı maluliyetten dolayı tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Geçici İş Göremezlik tazminatı yönünden; her ne kadar davacı tarafça kaza nedeni ile geçici maluliyet yönelik tazminat da talep edilmiş ve bu husus bilirkişi tarafından irdeleme ile hesaplanmış ise de, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarından sonra düzenlenen poliçeler kapsamında sigortalı araç tarafından trafik kazaları neticesi 3. kişilerin uğradığı geçici iş göremezlik tazminatından sigortacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, 2918 sayılı KTK'nın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar başlıklı 92. maddesinin "... Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar i) (Ek bent: 14.04.2016-6704 S.K. 4. mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler. ..." hükmünü yine 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının Kapsama Giren Teminat Türleri başlıklı A.5 maddesinin "... Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. A) (Değişik: RG-02.08.2016- 29789) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır. b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. ..." hükmünü içermesi karşısında, 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında geçici iş göremezlik taleplerini Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, bu yönlü taleplerin davalı sigortalı şirketinin sorumluluğunun bulunması nedeni ile davalı ... şirketinin 01.06.2015 tarihniden sonra düzenlenen poliçe kapsamında meydana gelen 30.09.2017 tarihindeki kaza nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın geçici iş göremezlik tazminat talebi yönüden davalının sorumluluğunun olmaması nedeni ile geçici iş göremezlik taleplerinin reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde; kaza ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olduğunu mahkemeye beyan ettikleri halde mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadan müvekkilinin mağduriyeti konusunda tanıklar dilenmeden davanın reddine karar verildiğini, dava dilekçesinde istenilen tazminatın kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ile ilgili olsa da ölüm ile kaza arasında illiyet bağı olduğu için dava dilekçesinde istenilen tazminatın geniş yorumlanarak hak ve adalete uygun olarak davacının ölümünün de dikkate alınması gerektiğini, bu beyanların dikkate alınmaması halinde davanın açıldığı tarihle davacının ölüm tarihine kadar geçen yaklaşık 11 aylık süre için maluliyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, zaten alacaklı olan temlik alanın bir de haksız yere karşı vekalet ücreti ödeme tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, mahkemenin verdiği red kararı ile hükmedilen karşı vekalet ücretinin hasız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı vekilinin, kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanmasında hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre; 01.09.2013 sonrası ile 01.06.2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise bu yine bu dönemde yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması ), 01.06.2015 ile 20.02.2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. Mahkemesinde hükme esas alınan 16.09.2019 tarihli Adli Tıp kurum 2. İhtisas dairesince hazırlanan maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 30.09.2017 tarihinde yürürlükte bulununan, 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine ve usulüne uygun şekilde düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvuru haklı bulunmuştur. Davacı vekilinin, ... Kapdkaçtı'nın vefatı ile kaza arasında illiyet bağı olduğunun tespiti için rapor alınmamasına ilişkin yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; davacı vekili, 29.11.2017 dava dilekçesinde açıkça ve tereddüte yer vermeyecek biçimde, ... ...'nın yaralanmasına bağlı olarak kalıcı ve geçici işgöremzlik tazminatı talebinde bulunduğu, yargılama sırasında, davacı ... ... alacağını 31.01.2018 tarihinde ...'e devir ettiği ve yine yargılama sırasında ... ...'nın 11.08.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki cümleden, davacının davasının yaralanmasına bağlı maddi tazminat davası olduğu, ... ...'nın alacağın devrettikten sonra vefat etmesi ve bu vefat ile kaza arasında illiyet bağının sağlanması durumunda bile artık alacağın destekten yoksun kalma tazminatına dönüşeceği ve bu alacak yönünden dosyadaki davacının talep hakkı bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı yönünden yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Anayasa Mahkemesi 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar, öncelikle Karayolları Trafik Kanununun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir. Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel şartlar TTK’nın 1425, Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır. (Aynı yönde Yargıtay. 17 Hukuk Dairesinin 2019/6271 Esas ve 2020/8104 sayılı kararı) Açıklanan sebeplerle eldeki davada; iptal edilen Karayolları Trafik Kanun’un 90. maddesindeki "Genel Şartlar" ibaresi gereğince teminat dışı bırakılan geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, bu nedenle bilinen ve işlemiş dönem olan 2017 yılı asgari ücret verilerine göre davacının 4 ay geçici işgörmezlikten kaynaklı 5.882,40 TL olduğu, davacının kusuruna denk gelen %25 oranında kusurun indirdikten sonra bakiye 4.411,80 TL geçici işgörmezlikten kaynaklı alacağının bulunduğu anlaşılmış ve davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı görülmüştür. Eldeki dosyaya davacı vekili 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş olup, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 4.411,80 TL olarak belirlenmiştir. Davacı vekili tarafından harcı ikmal edilerek bedel artırım dilekçesi sunmadığı dikkate alınarak, geçici işgörmezlik tazminatı yönünden yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu kanaatine varılmakla davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun duruşma yapılmadan bu yönüyle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle, temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının kalıcı iş görmezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin reddine, geçici iş görmezlikten kaynaklanan 500,00 TL tazminatın (taleple bağlı kalınarak) 26.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı bırakılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtildiği gibi davacının yaşadığı trafik kazası nedeni ile beyin kanaması geçirdiğini, sağ tarafının felç kaldığını, psikolojisinin bozulduğunu, kazadan sonra davacının durumunun gün geçtikçe kötüleştiğini, başında oluşan baloncuğun patladığını, davacının bu nedenle vefat ettiğini, bu hususun davacının doktorlarından taraflarınca haricen öğrenildiğini, kaza ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olduğu hususunun mahkemeye beyan edildiğini, mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadan ve tanıklar dinlenmeden davanın reddine karar verildiğini, dava dilekçesinde kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatının talep edildiğini, bununla birlikte ölüm ile kaza arasında illiyet bağı olduğu için dava dilekçesinde istenilen tazminatın geniş yorumlanması, hak ve adalete uygun olarak davacının ölümü dikkate alınarak hüküm kurulması, aksi kanaatte olunması halinde ise en azından davanın açıldığı tarih ile davacının ölüm tarihi arasındaki yaklaşık 11 aylık süre bakımında maluliyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, alacaklı olan temlik alanın bir de haksız yere karşı vekalet ücreti ödeme tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, mahkemenin verdiği davanın reddi kararı ile hükmedilen karşı vekalet ücretinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik zararı için sadece 500,00 TL'nin kabulünün doğru olmadığını, hesap bilirkişi raporu alınmadan ve taraflarına ıslah için süre verilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, kalıcı iş göremezlik tazminatının hesaplanmamasının da doğru olmadığını, bu nedenle taraflarına hükmedilen eksik vekalet ücreti ile karşı taraf lehine hükmedilen fazla vekalet ücretini de kabul etmediklerini, kısmi reddedilen yargılama ücretinin de hukuka aykırı olduğunu, davanın tamamının kabul edilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kaldığı iddia edilen davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici işgöremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup temlik alan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temlik alan davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcını temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.