Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18947 E. 2023/12786 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/18947
Karar No
2023/12786
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/32 Esas-2021/300 Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan ret (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı adli yardım talebi kabul edilerek yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki trafik sigortası bulunmayan aracın 03.05.2007 tarihinde davacıların müşterek çocuğuna çarpması sonucu çocuğun hayatını kaybettiğini, ceza yargılaması ile sürücü hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, sürücünün asli kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvuru sonucu ödeme yapıldığının ifade edildiğini, tazminat hesabı yapılarak ödendiği iddia edilen miktarın mahsubu ile (ödeme olgusunun vekil edenler tarafından kabul edilmesi halinde) kalan miktarın ödenmesini talep ettiklerini beyanla her bir davacı için 50,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100,00 TL cenaze giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili olan şirketin ikamet adresinin İstanbul ili olduğunu, bu nedenle İstanbul Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, zamanaşımı definde bulunduklarını, kazanın 2007 yılında meydana geldiğini, olay ile davanın açılması arasında 10 seneden fazla sürenin geçtiğini, davanın kazaya karışan aracın sürücüsü ve işletenine ihbarını talep ettiklerini, davanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 111 inci maddesinin ikinci fıkrasının açık düzenlenmesi gereği iki yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını beyanla davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların 03.04.2008 tarihinde davalıdan kaza nedeniyle toplam 4.936,00 TL tazminat aldıklarına dair iki ayrı ibranameyi imzaladıkları, isticvabına karar verilen davacıların 20.06.2019 tarihli celsede her ne kadar ödeme almadıklarını beyan etmiş olsalar dahi, gösterilen ibranamelerdeki imzaların kendilerine ait olduğunu kabul ettikleri, 2918 sayılı Kanun'un 111 inci maddesinde "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." şeklinde iptal koşuluna ilişkin düzenlemenin öngörüldüğü, 22.11.2018 tarihli celsede ibranamelerin iptali hususunda dava açıp açmadıklarına ilişkin beyanda bulunmak üzere davacılar vekiline kesin süre verildiği, ancak davacıların 03.04.2008 tarihli ibranamelerin geçersizliğinin tespiti ve iptali için dava açtıklarına dair dosya kapsamına herhangi bir bilgi ve beyan sunmadığı, bu haliyle davanın ibranamelerin iptali yönünde ileri sürülmüş bir irade açıklaması olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece taraflarına yazılan müzekkereye yanıt verilmediği belirtilmiş ise de açıklamanın yazılı olarak yapıldığını, vekil edenlerin davalıdan ödeme almadıklarını, ibranamede vekil eden Medine adı yanında parmak izi bulunduğunu, parmak izinin vekil eden tarafından kabul edilmediğini, hem parmak izi hem imza bulunmasının ayrıca ödeme alınmadığı iddiası karşısında imzaların davacılarca kabulü gerekçe gösterilerek davanın reddinin doğru olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut durumda, "makbuz ve ibraname" başlıklı, 03.04.2008 tarihli belgenin incelenmesinde, dava konusu kaza nedeni ile 2.537,00 TL tazminatın davalıdan nakden ve def'aten alındığı, işbu tazminatı almakla kendileri ve zimmetlerinin kesin ve dönüşümsüz olarak ibra edildiği ve 03.05.2007 tarihli kaza ile ilgili başkaca alacak kalmadığı, bu kaza ile ilgili sorumlulardan tazminat talep etme hakkının 2.537,00 TL olmak üzere davalıya devredildiği belirtilerek davacılar tarafından imzalandığı, davacıların mahkeme oturumunda alınan beyanları ile belgedeki imzaların kendilerine ait olduğunu kabul ettikleri, tanınmadığı belirtilen Av. Behram Baykal'ın davalıya başvuruyu yapan aynı zamanda davacılar veraset ilamını Sulh Hukuk Mahkemesinden vekil sıfatı ile alan avukat olduğu, davalı tarafından ödemeye ilişkin dekontların sunulduğu görülmekle miktar ve tarih içeren, imzası da inkar edilmeyen ibranamenin geçerli olduğu ve ödemenin davalı tarafından yapıldığı, bu tarihten itibaren yasada öngörülen süre içinde ibranamenin iptalinin talep edilmemiş olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasına (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece taraflarına yazılan müzekkereye cevap vermedikleri belirtilmiş ise de mahkeme ara kararına karşı gerekli açıklamaların yazılı olarak yapıldığını, davalıdan herhangi bir ödeme almadıklarını, bahsi geçen ibranamede Medine'nin adının yanında bir parmak izi yer aldığını, bu parmak izinin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, hem parmak izi hem imza bulunması ve ayrıca ödeme alınmamış olduğu iddiası karşısında imzaların davacılarca kabulü gerekçe yapılarak davanın reddinin doğru olmadığı ve bu hususun detaylı bir şekilde araştırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 03.05.2007 tarihli ve trafik sigortası bulunmayan aracın sebep olduğu trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderinin güvence hesabından tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddesinin 2 nci fıkrası, 2918 sayılı 109 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fırasının (b) bendi ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci) maddesi.

3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle kaza tarihi 03.05.2007 olup 03.04.2008 tarihli imzası inkar edilmeyen ibranamenin geçerli olmasına, dava 17.01.2018 tarihinde açılmış olup iki yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18947, K. 2023/12786, T. 29.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-18947-e-2023-12786-k-70311eb2f9f2