Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17199 E. 2023/10150 K.
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/17199
- Karar No
- 2023/10150
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3661 E. - 2021/315 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine/Davacı Vekilinin İstinaf Talebinin Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1075 Esas - 2017/865 Karar
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.11.2012 tarihinde davalı ... tarafından ZMMS ve Kasko poliçesiyle sigortalanan araç ile davalı ... tarafından ZMMS ve Kasko poliçesiyle sigortalanan araçların çarpışarak kaldırımda yaya konumunda olan müvekkilinin yaralanmasına sebep olduklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini ancak aksi durumda sorumluluklarının poliçe limitleri ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının müterafık kusurunun araştırılması gerektiğini, davacının maluliyet oranı için Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, manevi tazminata hükmedilirken ülkenin ekonomik koşullarının, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının SGK'dan rücuya tabi herhangi bir ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmamış olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, kusur durumunun belirlenmesi için ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin teminat dışında olduğunu, maluliyet oranı için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini ve ancak yasal faizden sorumlu olabileceklerini, sorumluluklarının ancak poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını belirtmiş ve resen dikkate alınacak nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kaza ile ilgili olarak taraflar arasında 01.08.2013 tarihinde maddi ve manevi zararlara karşılık olarak toplam 10.000,00 TL tazminat ödenmesine ilişkin uzlaşma sağlandığından ve davacı tarafından 10.000,00 TL haricinde maddi ve manevi herhangi bir talebinin bulunmadığının, ceza ve hukuk mahkemesinde dava açmayacağının belirtilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sadece tedavi giderleri ve hastane masrafları konusunda uzlaştıklarını, maluliyete ve manevi tazminata ilişkin uzlaşmadıklarını, davacının ayağındaki yaralanmaya bağlı vücut fonksiyon kaybına ilişkin hiçbir rapor aldırılmadığını, uzlaşma sürecinde sadece ayak topuğunda kırık mevcutken sonradan bu kırığın iyileşmediğini ve zararın arttığını ileri sürerek kararın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, dosyada mevcut olaya ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/76610 karar nolu dosyasının incelenmesinde, eylemin uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırmacıya gönderildiği, davacının da imzasını içeren uzlaştırmacı raporunda davacının davacı ve şikayetçi olmadığını, taahhüt edilen toplam 10.000,00 TL'nin haricinde maddi ve manevi herhangi bir talebinin bulunmadığını, ceza ve hukuk mahkemelerinde dava açmayacağını ve dosyanın kapatılmasını talep ettiğinin tutanak altına alındığı, davacının 24.01.2014 tarihli savcılık beyanında da, şüpheliler ile uzlaşma görüşmeleri yaptıklarını, şüphelilerin kabul ettikleri miktarları ödediklerini belirterek şikayetinin kalmadığının belirtildiği ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından da uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda davadan önce 19.07.2013 tarihli uzlaşma raporunda davacının maddi ve manevi herhangi bir talebinin bulunmadığını, ceza ve hukuk mahkemesinde dava açmayacağını ve dosyanın kapatılmasını talep ettiğinin tutanak altına alındığı, bu şekilde uzlaşmanın sağlandığı, böylelikle borcun araçların ZMMS sigortasını yapan sigorta şirketler yönünden de sona ermiş olduğundan, CMK' nın 253/19 maddesi uyarınca artık davacının maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı bulunmadığından, mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin uzlaştığında ekonomik çıkmazda olduğunu, kendisine uzlaşma sırasında sadece sürücülerin ceza almayacağının söylendiğini, yanlış bilgilendirildiğini, sadece hastane ve tedavi giderleri için uzlaşıldığını, kendisinin okuma yazması olmadığını, eşinden ayrı yaşadığını, iki çocuğunu okutmak için evlere gündelikçi olarak gittiğini belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalılara sigortalı olan araçların kaza yapması sonucu kaldırımda bekleyen davacıya çarpmaları neticesinde davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu' nun 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası, 2918 sayılı Kanun'un 111 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile uzlaşmanın sağlanmış olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.