Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17180 E. 2023/10154 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/17180
- Karar No
- 2023/10154
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/415 E., 2021/357 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Davalı Vekilinin İstinaf Talebinin Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1068 E., 2019/1213 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.04.2013 tarihinde motosikleti ile seyir halinde iken, davalıya zorunlu trafik sigortalı araç ile karıştığı çift taraflı kaza sonucu yaralanarak malul kaldığını, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, sürekli iş gücü kaybı tazminatı olarak 1.000,00 TL maddi tazminat tutarının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 10.10.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 100.843,96 TL arttırarak toplam 101.843,96 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;kazaya karışan... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) alınması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davacının 12.04.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kalıcı ve geçici işgöremez şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'ün %75 oranında asli kusurlu olduğu ve ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'in ise %25 oranında tali kusurlu olduğu, dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli hesap bilirkişisi tarafından davacının sürekli iş göremezlik nedeniyle toplam zararının 101.843,96 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin talebini bedel artırım dilekçesinde 101.843,96 TL olarak belirttiği, davalı ... şirketinin, davacıda meydana gelen zarardan, TTK'nın 1409/1, 1473/1, 1478, 1484/1. maddeleri ve ZMMS poliçesi kapsamında poliçe limitiyle sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, kaza tespit tutanağı içeriğine göre davacının kaza sırasında kaskının takılı olmadığı, davacının maluliyetine konu yaralanmasının kafasındaki yaralanmadan kaynaklandığı, bütün bu hususlar gözetildiğinde davacının motosiklet kullanırken kask takmamış olmasının kazanın sonucunu ağırlaştırdığı, müterafik kusur nedeni ile indirim yapılması şartlarının oluştuğu, bu nedenle de bilirkişi tarafından hesaplanan ve hükme esas alınan 101.843,96 TL maddi tazminattan takdiren % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacının talep edebileceği tazminat miktarının 81.475,17 TL olarak tespit edildiği" gerekçesiyle 81.475,17 TL tazminatın dava tarihi olan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, davacı alkollü olduğu için tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".. mahkemece hükme esas Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun 22.05.2019 tarihinde davalıya usulünce tebliğ edildiği, davalı vekilinin rapora itiraz başlıklı dilekçesi incelendiğinde ise geçici iş göremezlik zararının teminat dışı olduğu ve davacının müterafik kusuru nedeni ile belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiği konusunda beyanda bulunduğu, bunun haricinde açıkça davcının belirlenen maluliyet oranına ilişkin bir itirazının bulunmadığı, 2 haftalık cevap verme süresi dolduktan sonra maluliyet oranına itirazda bulunduğunun anlaşıldığı, davalı vekilinin ilk derece mahkemesinde maluliyet oranına karşı süresi içerisinde itirazda bulunmadığı, bu durumun davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu, bu nedenle davalının maluliyet oranının hatalı belirlendiğine ilişkin itirazlarının reddine, ilk derece mahkemesince davacının kaskının takılı olmaması nedeniyle meydana gelen zarardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı ve birden fazla müterafik kusur nedeni bulunması halinde sadece tek bir indirim yapılması gerektiği, ayrıca davacının sürücü konumunda olduğu ve 0.48 promil alkollü olduğu bu durumun ise müterafik kusur teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri tekrar ederek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazası sonucu oluşan maluliyet nedeniyle talep edilen iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş bulunmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.