Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17172 E. 2023/10258 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/17172
- Karar No
- 2023/10258
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/152 E. 2021/306 K. HÜKÜM/KARAR : Tarafların İstinaf Başvurularının Reddine / Davanın Kısmen Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2019/321 Esas 2020/366 Karar Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 17.05.2016 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın, davacıların desteğinin sürücüsü olduğu araçla kavşakta çarpışmasıyla meydana gelen kazada davacıların desteği çocuklarının hayatını kaybettiğini iddia ederek 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini toplam 203.177,87 TL 'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, sorumluluklarının poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, SGK tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ilk kararı hakkında Bölge Adliye Mahkemesince hesaplama yönteminin hatalı olması ve kusur durumuna ilişkin belirleme yapılması gerektiğinden kaldırma kararı verilmiştir. Kaldırma kararı sonucu verilen İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; davacıların desteğinin meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeni ile; davacıların destekten yoksun kaldıkları, kazada %25 kusurlu aracın poliçesi kapsamında davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 59.518,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere alınarak davacı ...'e verilmesine, 15.686,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerinin murisi ...'in meydana gelen olayda asli kusurlu olmadığını, asli kusurun kazaya sebebiyet veren diğer araç sürücüsüne ait olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili; yerel mahkemece maddi meselenin takdirinde hata yapıldığını ve hükme esas alınamayacak nitelikte olan bilirkişi raporu dikkate alınarak eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... şirketinin sorumluluğunun karşı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak denetime elverişli şekilde düzenlenen ve hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda hata olmadığı gerekçesi ile davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili ile davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden sürücünün yakınlarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davacılar ve davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre davacılardan ... ile davalının adı geçen davacıya yönelik temyizine konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacı ... ile davalının adı geçen davacıya yönelik temyizi bakımından incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılardan ... ile davalının adı geçen davacıya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... ile davalının adı geçen davacıya yönelik temyizi bakımından tarafların tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'e ve davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.