Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/16918 E. 2024/194 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/16918
Karar No
2024/194
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/578 E., 2021/475 K. DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ..., 2-... DAVA TARİHİ : 23.12.2016 HÜKÜM/KARAR : Reddine/Yeni hüküm tesisine/Kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/785 E., 2019/258 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, yeni hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın eski eşi olduğunu, boşanma davası neticesinde tazminat alacakları sebebi ile alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2016/2511 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun bilinen adresinde yapılan haciz sırasında tutulan haciz zabıtlarının geçici aciz belgesi niteliğinde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulünü mal kaçırma gayesi ile diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı asil ..., dava konusu borcu önceden ödediğini, böyle bir borcu olmadığını, dava konusu gayrımenkulün satışının da gerçek bir satış olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili de müvekkilinin satış bedelini banka kanalı ile ödediğini, gerçek bir satış olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.12.2019 tarihli ve 2016/785 Esas ve 2019/258 Karar sayılı kararıyla; dava sırasında dinlenen davacı ve davalının ortak çocukları olan...'ın dava konusu borcun davalı babası tarafından ödendiği yönünde tanık olarak dinlendiği, mahkemece ...'ın tanıklığının baskı altında verilmediğine kani olunduğu, davalı ... tarafından dava konusu gayrımenkulün bedelinin de ödendiğinin ispat edilmiş olmasına göre davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu tasarrufun muvazaalı olduğunu, davalı ... ile davalı borçlu arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunu beyan ederek istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacağın, davalı borçlu ...tarafından, davacı alacaklı Döndü'ye ödendiğine ilişkin olarak tanık...'ın beyanına itibar edilerek, davacı ...'nün davalı ...'dan alacağı bulunmadığına ilişkin mahkeme tespitinin yerinde olmadığı, mahkeme ilamına dayalı alacağın başlatıldığı takipte, bu alacağın ödendiğini (itfa edildiği) ancak; İİK 33 üncü maddesi gereği, icra emrinin tebliği üzerine borçlu Mustafa'nın yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak itfa edildiği itirazında bulunup, İtfa iddiasını yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut İcra Dairesinde veya İcra Mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle veya genel mahkemelerde açılacak bir menfi tespit davası ile ispatı mümkün iken, tanık beyanı ile ilama bağlı alacağın ödendiğinin ispat edilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2 nci maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.12.2019 tarih ve 2016/785 Esas ve 2019/258 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; -Davalı ...'ya ait ... ili,... ilçesi, ...Mahallesi, 8816 ada, 7 parsel B Blok Kat:11, Daire No 21 numaralı bağımsız bölümün davalı ...'ya devrine ilişkin 27.10.2014 tarih ve 34503 yevmiye nolu tasarrufun İİK'nın 280/1 maddesinin uygulanması suretiyle iptaline, -Davacıya ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2016/2511 sayılı takip dosyasındaki bakiye alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere, ... ili,... ilçesi, ...Mahallesi, 8816 ada, 7 parsel B Blok Kat:11, Daire No 21 numaralı bağımsız bölüm üzerinde haciz ve satış isteme (cebri icra) yetkisinin tanınmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... temyiz dilekçesinde; borcunun bulunmadığını, davalı ile yakın akrabalığının da bulunmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin bedelini ödeyerek gerçek bir satım sözleşmesi yaptığını, davada tanık olarak dinlenen...'ın tanıklığının kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davalı ... ile davalı borçlu arasında akrabalık ilişkisi olduğunun, davalı ... tarafından beyan edilmiş olmasına ve dosyada bulunan fotoğraflara göre davalıların samimi olarak birbirini tanıdığının da anlaşılmasına, İİK 280/1 maddesi gereğince davalı borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olmasına, dava konusu borcun ödendiğinin kesin delillerle ispat edilememiş olmasına göre, davalı ... ve davalı ... vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... ve davalı ...'ya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16918, K. 2024/194, T. 10.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-16918-e-2024-194-k-730ed96c6fe9