Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1674 E. 2023/10530 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1674
- Karar No
- 2023/10530
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1564 E - 2020/711 K DAVA TARİHİ : 19.07.2018 HÜKÜM : Reddine /Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/219 E - 2019/313 K Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibine başlanıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun borcunu ödememek gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkullerini diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini, davacıya icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi tanınmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı...Dış Ticaret İnşaat Turizm İthalat İhracaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi cevap diekçesinde; davalı borçlu ile 21.01.2015 tarihinde harici satım sözleşmesi imzalandığını, edim borcunun yerine getirilmemesi neticesinde söz konusu taşınmazların devir alındığını, gayrımenkulün öncesinde kendilerine ait olduğunu, yapılacak inşaat işi için kredi temini amacıyla sözleşme kapsamında davalı borçluya devredildiğini, yüklenici firma olarak 30.06.2016 tarihine kadar söz konusu inşaatın bitirilememesi sebebi ile davalı borçlu ile ek sözleşmeler yapıldığını bu sözleşmelere göre de ifa yükümlülüğünün yerine getirilemediğini buna istinaden söz konusu gayrımenkullerin iade alındığını beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.06.2019 tarihli ve 2018/219 Esas ve 2019/313 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalıların kendi aralarında adi yazılı şekilde her zaman sözleşme yapabileceklerini, böyle bir sözleşme ile alacaklıları mağdur edecek şekilde taşınmazların gerçek değerlerinin çok altında ve davalı borçlunun hiçbir mal varlığı kalmayacak şekilde devredilmesinin iptale tabi olduğunu, İİK madde 279 gereğince alacağa mahsuben yapılan devirlerin iptale tabi olduğunu, İİK 280 maddenin şartlarının irdelenmediğini, üçüncü kişi A.Ş. nin davalı borçlunun mali durumu ile alacaklılara zarar verme kastını bilen kişilerden olduğunu, tasarrufların İİK 280 madde gereğince iptale tabi olduğunun düşünülmemesinin de doğru olmadığını belirlenerek yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın kaldırılıp yeniden talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 vd. maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu gayrımenkullerin davalılar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince edimin yerine getirilmemesi gerekçesi ile gerçek sahibi olan davalı 3. kişiye devredildiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.