Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14658 E. 2023/4709 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/14658
- Karar No
- 2023/4709
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/943 E., 2020/1115 K. BİRLEŞEN LİCE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2016/79 ESAS ve 2017/58 KARAR SAYILI DOSYASI HÜKÜM/KARAR : Esastan ret / Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Lice 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2016/35 E., 2018/194 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.02.2016 tarihinde davalıların zorunlu trafik sigortacısı ve maliki olduğu çekicinin, davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu okul servisi ile karıştığı trafik kazası neticesinde desteklerinin vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000,00 TL cenaze ve defin masrafı ile 25.000,00 TL manevi tazminat, davacı baba ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000,00 TL cenaze ve defin masrafı ile 25.000,00 TL manevi tazminat, davacı desteğin kardeşleri ..., ... ve ... için 15.000,00'er TL manevi tazminat, davacı desteğin dedesi ..., babannesi ..., anneannesi ..., dedesi ... için 10.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren maddi tazminatlar için davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsiline, manevi tazminatlar için davalı ...'nden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Lice Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/79 Esas 2017/58 Karar sayılı dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; aynı kaza neticesinde desteklerinin içinde bulunduğu araç maliki ile işi mevzuata uygun yürütmede gözetimden sorumlu olan davalı ... Bakanlığının asıl davada belirtilen miktarlar üzerinden manevi tazminattan 08.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; poliçeden kaynaklanan sınırlı sorumluluğunun olduğu, temerrüde düşürülmediği, destek zararının ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın görevsizlik nedeni ile reddedilmesi gerektiği, meydana gelen kazada kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davanın davalısı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davanın davalısı Milli Eğitim Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; davada idari yargının görevli olduğunu, meydana gelen kazada hizmet kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 08.02.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların murisi ... ...'ın vefat ettiği ve Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda davalı ... çalışanın %100 kusurlu olduğu, yargılama sırasında davacılar vekilinin maddi tazminat yönünden tarafların sulh olmaları nedeniyle maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi talepli dilekçesini dosyaya sunduğu, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davalı ... Ses şirketinin çalışanı ... 'un kusurlu olmadığı bildirildiğinden Lice Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/79 Esas 2017/58 Karar sayılı dava dosyasında davalı bulunan Milli Eğitim Bakanlığı ve ... Ses şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle asıl dava dosyasında davacıların maddi tazminat talebi açısından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava dosyasında davacıların manevi tazminat talebi açısından davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.02.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen 2016/79 esas sayılı dava dosyasında davacıların açmış olduğu davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili; asıl dosyada hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, birleşen dosyada vefat edenin öğrenci olması nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğunu, birleşen dosyada ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili; davanın adli yargının görev alanına girmediğini, söz konusu kazada idarenin kusurunun bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, tazminat alacağı yönünden olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...desteğin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda davalı işletene ait aracın tam kusurlu oluşuna ve TBK'nın 56. maddesine göre olayın özel hal ve şartları değerlendirilmek suretiyle takdir edilen manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun olduğu" gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; birleşen dosyada ret sebebi aynı olan davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf yolu başvurusunda bildirdiği sebepler ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl davada, davalıların işleteni, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile birleşen davada davalıların işletilmesinden sorumlu olan kurum ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalı ... Müdürlüğünden harç alınmamasına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya kapsamından, asıl ve birleşen davada , ... ve ... için 15.000,00'er TL, ... (dede), ..., ... ve ... için 10.000,00'er TL manevi tazminat talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile , ... ve ... için 10.000,00'er TL, ... (dede), ..., ... ve ... için 5.000,00'er TL manevi tazminatın tahsiline dair verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine göre asıl ve birleşen davada her iki taraf bakımından da temyize konu edilen tazminat miktarları Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığından ..., ..., ..., ... (dede), ..., ... ve ... ile davalı ... vekilinin adı geçen davacılara yönelik temyiz dilekçesinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.