Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10293 E. 2023/2548 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10293
- Karar No
- 2023/2548
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/802 E., 2020/1205 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/374 E., 2017/669 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 07.04.2016 tarihinde müvekkillerinin desteği(kızı) ...'nın sevk ve idaresindeki, davalı ... nezdinde ... poliçesi olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacılardan ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile taleplerini davacılardan ... için 71.846,98 TL'ye, ... için 75.246,17 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 26.10.2015-2016 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu talep karşısında müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Dosyada bulunan ve dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/7121 sayılı soruşturma dosyası kapsamında aldırılan 17.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda, müteveffa ...'nın asli tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. 27.11.2013 tarih ve 28834 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca, motorlu araç işletenler için 01.01.2016 tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatı 310.00,00 TL olarak belirlendiğinden, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24/1. maddesinde yer alan "Bu yönetmelikle belirlenen teminat tutarları yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanır" hükmü uyarınca, dava konusu trafik kazası 07.04.2016 tarihinde meydana gelmiş olmakla, davalının sorumluluk teminat limiti 310.000,00-TL'dir. Davacı baba ...'nın destekten yoksun kalma tazminatı 71.846,98 TL, davacı anne ...'nın destekten yoksun kalma tazminatı 75.246,17 TL olarak hesaplanmıştır. Neticede dosya incelendiğinde davacıların hesaplanan miktar kadar destek tazminatı alabilecekleri ve davadan önce başvuru yapılmadığından ve kaza tarihi itibariyle başvuru şartı düzenlenmediğinden davalı tarafın davanın usulden reddi talebinin reddine ve dava tarihinden itibaren alacağa yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle davanın kabulü ile davacılardan ... için 71.846,98 TL, ... için 75.246,17 TL olmak üzere toplam 147.093,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; destek şahsın kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin poliçe genel şartları çerçevesinde açıkça teminat kapsamı dışında bırakıldığını, hal böyleyken mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davanın kabul edildiğini, davanın reddinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut uyuşmazlıktaki zararı doğuran olayın meydana geldiği tarihte Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlüğe girmiş, davalı ... ile akdedilen poliçe de yeni genel şartların yürürlüğünden sonra 26.10.2015 tarihinde akdedilmiş olması bakımından KTK’nın 90. ve 92. maddeleri ile uyumlu olup olmadığı değerlendirildiğinde özellikle teminat dışı haller ve genel şartların ekinde yer verilen tazminat hesaplamalarının olay tarihinde yürürlükte olan düzenlemeler ile çeliştiği anlaşılmakta olup sigorta sözleşmelerine ilişkin genel şartların normlar hiyerarşisi gereğince kanuna uygun olması gerekmektedir. Bu nedenle genel şartların kanuna aykırı olan hükümlerinin uygulanması mümkün değildir (Y17HD., 31.05.2018 tarih, 2018/592 Esas, 2018/5699 Karar; Y17HD., 05.05.2016 tarih, 2014/8162 Esas, 2016/5564 Karar). 6704 sayılı Kanunun değişiklik getirmesinden önceki KTK’nın 90. ve 92. maddeleri dikkate alınarak somut uyuşmazlıktaki davacılar talebinin değerlendirilmesinde ise, yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle dava konusu kaza tarihinde davacılar desteğinin sürücüsü olduğu araç ile tam kusurlu olarak neden olduğu kaza sonucu destek işleten/sürücünün vefatı sonucu, zarar gören üçüncü kişi sıfatıyla dava açan hak sahiplerinin aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısından tazminat talep edebileceği, davacıların sigorta sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle olay tarihi itibariyle 01.06.2015 tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları ile işleten ve sürücünün kusuru ile neden olduğu kazalar sonucu meydana gelen destekten yoksun kalma zararlarının teminat kapsamında olmamasına ilişkin düzenlemenin zarar gören üçüncü kişi sıfatı ile talepte bulunan davacılar yönünden uygulanmasının mümkün görülmediği, olay tarihinden sonra 2918 sayılı KTK’nın 90 ve 92. maddelerinde yapılan değişikliklerin olay tarihinde bütün hüküm ve sonuçlarını doğuran haksız fiiller yönünden uygulanamayacağı, yine Yargıtay’ın bu düzenlemelere göre yaptığı incelemelerde yerleşik içtihatlarının destekten yoksun kalma nedeni ile zararın oluştuğu yönünde olduğu (YHGK., 22.02.2012 tarih, 2011/17-787 Esas, 2012/92 Karar; YHGK., 16.01.2013 tarih, 2012/17-1491 Esas, 2013/74 Karar; YHGK., 15.06.2011 tarih, 2011/17-142 Esas, 2011/411 Karar; YHGK., 27.06.2012 tarih, 2012/17-215 Esas, 2012/413 Karar; YHGK., 18.11.2015 tarih, 2014/17-1441 Esas, 2015/2629 Karar), ayrıca yine zarar görenlere karşı tazminatın azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin hükümlerin zarar görenlere karşı ileri sürülemeyeceği kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak açıklanan nedenlerle vefat eden destek yönünden yapmış olduğu değerlendirme ve hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tazminat hesaplamalarının olay tarihindeki yasal düzenlemeler ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu gözetildiğinde, davalı ... şirketinin desteğin aracın sürücüsü olması nedeni ile zararın teminat kapsamı dışında kaldığına yönelik tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; destek şahsın kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin poliçe genel şartları çerçevesinde açıkça teminat kapsamı dışında bırakıldığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca 01.11.2017 tarihli karar ile işletenin, sürücünün kendi kusuruyla ölümünden doğan tazminat taleplerinden sorumlu olmadığına; sürücünün kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılacağına hükmedildiğini, aksi kanaatte olunması halinde de yerel mahkeme tarafından davaya konu kaza sebebiyle herhangi bir kusur raporu alınmadığını, her ne kadar kaza tek araçlı olarak meydana gelmişse de kazanın oluşumunda yol durumu, mücbir sebep gibi hususlar değerlendirilmeden salt müteveffanın kusurlu olduğundan bahisle hüküm kurulduğunu, bu nedenle eksik inceleme sonucu verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kabulünün mümkün olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1425 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar davacılardan ... için 71.846,98 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Davalı vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacıların desteğinin, 07.04.2016 tarihinde davalıya sigortalı aracın sürücüsü iken gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında öldüğü, davaya konu sigorta poliçesinin 26.10.2015 tarihinde tanzim edildiği, poliçe vadesinin 26.10.2015-26.10.2016 tarihleri arasında olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davaya konu olaya ilişkin yürütülen ceza soruşturması sırasında alınan 17.05.2016 tarihli rapora göre meydana gelen kazada desteğin tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 1425 inci maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 92 nci maddesinin (a) ve (c) bentleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi, yine A.6. maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde bir motorlu aracın işletilmesi sırasında destekten yoksun kalınan zararın, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında olması için şu şartların gerçekleşmesi gerektiği söylenebilir. a) Talep edilen destek tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk ve sorumluluk riski çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin olmalıdır. Sigortalının hukuki sorumluluğu olmayan veya sigortalının sorumluluk riski içinde bulunmayan tazminat taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmayacaktır. b) Motorlu aracın işletilmesinden dolayı ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. İşleten ve işletenin sorumlu olduğu şahısların dışında bir üçüncü kişinin ölüm neticesi, destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, poliçede taraf olan işleten (sigortalı) ya da işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin ölmesi durumunda ölen kişi, üçüncü kişi sayılmayacağı için desteğinden yoksun kalanların zararından sigortacı sorumlu olmayacaktır. c) Sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla desteğin kendi kusurundan kaynaklanan destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan Genel Şartlara göre belirlenir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgilileri hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise Genel Şartların A.3. maddesinde “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır” şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c ) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde, "destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır. Somut olayda, desteğin sevk ve idaresindeki araç ile 07.04.2016 tarihinde kendi kusuru ile sebebiyet verdiği kazada öldüğü, kaza tarihinde aracın davalı ... nezdinde trafik sigortası bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015, yani kaza tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir. Genel Şartların "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.6. maddesi (d) bendinde; "destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" teminat kapsamı dışında bırakılmış olup bu nedenle kendi ölümüne neden olan sürücünün (desteğin) tam kusuruna isabet eden destek tazminatı talebi ... poliçe teminatı kapsamında değildir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber desteğin kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, davacının davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından (H.G.K.'nın 20.04.2021 tarih 2021/17-86 E, 2021/516 K sayılı ilamı da bu yöndedir.) davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulü yönünde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin davacılardan ...'ya yönelik diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılardan ...'ya yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.