Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10144 E. 2023/6204 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10144
- Karar No
- 2023/6204
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3772 E., 2020/1747 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/316 E., 2018/707 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası ...'ın sevk ve idaresindeki aracın 04.05.2015 tarihinde seyir halinde iken yolun virajlı, kaygan ve havanın yağışlı olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu Zap Suyuna devrildiğini, meydana gelen kazada müvekkillerinin babası sürücü ... ve araçta yolcu olarak bulunan anneleri ...'ın hayatlarını kaybettiklerini, kazaya karışan aracın davalı ... şirketinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, zararın doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalan müvekkilleri üzerinde oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik anne ...'ı kaybetmelerinden dolayı her bir davacı için ayrı ayrı 100 TL, babaları ...'ı kaybetmelerinden dolayı her bir davacı için 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.04.2018 tarihli dilekçesi ile destek Ali'nin vefatı nedeniyle davacı ... için 16.689,75 TL, davacı ... için 44,300,00 TL, davacı ... için 46,160,70 TL, davacı ... için 55.077,12 TL, davacı ... için 62.944,54 TL, davacı ... için 64.727,83 TL olarak, destek ...'nin vefatı nedeniyle davacı ... için 9.292,74 TL, davacı ... için 24.513,07 TL, davacı ... için 25.542,49 TL, davacı ... için 29.612,29 TL, davacı ... için 33.965,02 TL, davacı Muhammet için 34.951,64 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, poliçede teminat limiti 268.000 TL ise de bu rakamın mutlak suretle ödeneceği anlamını taşımadığını, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının kusur oranına isabet eden zarardan sorumlu olması nedeniyle kusur oranının tespiti gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının zenginleşme aracı olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne davacıların annesi ...'ın vefatı nedeni ile; ... için 9.292,74 TL, ... için 24.513,07 TL, ... için 34.951,64 TL, ... için 29.612,29 TL, ... için 33.965,02 TL, ... için 25.542,49 TL ve davacıların babası ...'ın vefatı nedeni ile; ... için 16.789,75TL, ... için 44.300,06 TL, ... için 64.727,83 TL, ... için 55.077,12 TL, ... için 62.944,54TL, ... için 46.160,70 TL tazminatın 27/05/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, her bir davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına karşılık gelecek şekilde ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, mahkemece bu gerekliliğin aksine talepleri birleştirerek tek vekalet ücreti takdir edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... şirketi vekili istinaf dilekçesinde; hesap raporunun hatalı olduğunu, hesaplanan tazminatın fahiş olduğunu, tazminat hesaplamasına esas paylar belirlenirken murisin kendisine ve eşine birer pay, destekten yoksun kalan diğer kişilere birer pay verilmesi gerektiğini, raporda 04.05.2015-03.03.2020 tarihleri için yapılan hesapta, müteveffa ...ve ...'nin payı %25, çocukların paylarının da %12,5 olarak belirlendiğini, her bir muris için 2 pay, çocuklar için birer pay verildiğinde her bir murisin tazminat hesabında kendisi ve eşi için 2'şer, çocuklar için birer pay verilmesi gerektiğini, bu durumda ... ile ...'ın vefatı nedeniyle kendi paylarının 2/10, eşinin payının 2/10, çocukların paylarının da 1/10 oranında olması gerektiğini, hesaplanan her bir dönem için hesaplamanın bu şekilde yapılması gerekirken payların hatalı alındığını, 04.03.2020-01.06.2026 döneminde yukarıda belirtilen husus haricinde; çocuklardan Yücel’in destekten çıkmış ve diğer çocukların payları %14 olarak alınmış iken müteveffanın payının 30 olarak alındığını, murisin ve eşinin payının 2'şer, çocukların paylarının 1'er olarak alınmalı iken murisin payının çocukların iki katından fazla olduğunu, bu husus nedeniyle hesabın hatalı olduğunu, muris ...'ın vefatı nedeniyle, meslek odasından alınan yazıya göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, sosyal durum araştırmasında muhtardan alınan bilgiye göre murisin herhangi bir işte çalışmadığını, murisin çalıştığının, maaşının ispatlanmış bir husus olmadığını, aksine murisin çalışmadığına dair muhtarlıktan alınmış bir yazının mevcut olduğunu, hesaplamanın asgari ücrete göre yapılması gerekirken, meslek odasından alınan yazıya göre yapılmasının hatalı olduğunu, Yargıtay HGK’nın güncel kararında da TBK’nın 52 nci maddesi hükmü gereği hiç kimsenin kendi kusurundan yaralanamaz ilkesi gereği işletenin sorumluluğuna gidilemeyeceğinin belirtildiğini, kararda açıkça kendi kusuruyla zarara sebebiyet veren kişinin vefatı nedeniyle destek görenlerin uğradığı zarardan işletenin sorumlu olmayacağına yönelik karar oluşturulduğundan somut olayda davalı ... şirketinin % 100 kusuruyla kazaya karışan ve vefat eden ...’ın vefatı nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olamayacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edenlerin murisinin davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü olduğunu, davacıların ... kapsamında 3. kişi konumunda olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün külli halefi konumundaki davacı mirasçılarını üçüncü kişi kabul ederek kusursuz üçüncü kişi sıfatıyla tazminat ödemesinin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın davalı ... şirketi nezdinde trafik sigortalı olup müteveffa babanın aracın sürücüsü, müteveffa annenin araçta yolcu olması, 04.05.2015 tarihinde meydana gelen kazada % 100 oranında kusurlu bulunması, ... poliçesinin 09.07.2014-09.07.2015 vadeli olması, ... genel şartlarındaki değişikliğin 01.06.2015 tarihinde, yasa değişikliğinin 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmesi, somut olayda müteveffa yönetimindeki aracın trafik poliçesi, ... Genel Şartlarındaki değişiklikten önce düzenlendiği gibi KTK değişikliğinin de kaza tarihinden sonra yürürlüğe girdiğinin anlaşılması nedeniyle davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olması sebebiyle kararın yalnızca vekalet ücreti bakımından kaldırılarak düzeltilmesine, kararın diğer yönlerden kabul edilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre tazminat hesaplamasına esas paylar belirlenirken murisin kendisine ve eşine birer pay, destekten yoksun kalan diğer kişilere birer pay verilmesi gerektiğini, raporda 04.05.2015-03.03.2020 tarihleri için yapılan hesapta, müteveffa ...ve ...'nin payı %25, çocukların payları da %12,5 olarak belirlenmiş olup, her bir muris için 2 pay, çocuklar için birer pay verildiğinde her bir murisin tazminat hesabında kendisi ve eşi için 2'şer, çocuklar için birer pay verilmesi gerektiğini ve 04.03.2020-01.06.2026 döneminde çocuklardan Yücel destekten çıkmış ve diğer çocukların payları %14 olarak alınmış iken müteveffanın payı 30 olarak alındığını, murisin ve eşinin payı 2'şer, çocukların payları 1'er olarak alınmalı iken murisin payı çocukların iki katından fazla olduğunu, muris ...'ın vefatı nedeniyle, meslek odasından alınan yazıya göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, sosyal durum araştırmasında muhtardan alınan bilgiye göre murisin herhangi bir işte çalışmadığını, somut olayda da müvekkil sigorta şirketi %100 kusuruyla kazaya karışan ve vefat eden ...'ın vefatı nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 04.05.2015 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu yaşamını yitiren sürücü ... ve araçta yolcu olarak bulunan ...'ın desteği/çocukları olan davacıların 3 üncü kişi sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 91 ve 92 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Destekten yoksun kalma tazminatına esas zararın tespitinde, destekten yoksun kalanlara, ölenin sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; desteğin çocuğu yok ise gelirini eşi ile eşit paylaşacağı kabul edilerek gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı; desteğin çocuğu var ise destek ile eşin 2’şer, her bir çocuğun 1’er pay alacağı; desteğin eşi, çocuğu, ana ve babası var ise destek ile eşin 2’şer, çocuklar ile ana ve babanın 1’er pay alacağı kabul edilmektedir. Türk aile yapısıyla da uyumlu olan bu sistemde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri (özellikle çocuklar) arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, azaldıkça gelirden alınacak pay artmaktadır. Yine istikrarlı uygulamamız gereğince; çocukların pay dağılımından çıkması durumunda, bu çocuğun payı destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılmakta, ana ve babaya verilmemektedir. Ana ve babadan birinin pay dağılımından çıkması hâlinde ise payı diğerine aktarılmakta, ana ve baba ile çocukların tamamının pay dağılımından çıkması durumunda ise desteğin gelirini eşi ile eşit paylaşacağı varsayımı ile gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı kabul edilerek tazminat hesaplanmaktadır. Somut olayda; sürücü ve yolcu olan her iki desteğin de bütün geliri kendisi, eşi ve çocukları arasında paylaştırılmış olup desteklerin ana ve babasının sağ olup olmadığı araştırılmamıştır. Hâlbuki UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, destek ...'ın nüfus kaydına göre babasının vefat ettiği, annesinin ise sağ olduğu, destek ...'ın nüfus kaydına göre ise hem annesi hem de babasının sağ olduğu belirlenmiştir. Destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile sağ olan ana ve babasına ayıracağı varsayıldığından destekten yoksun kalanlardan bir kısmının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmadığı durumda, talepte bulunmayan kişilerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Bu durumda; destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmayan ve sağ olan annelerin ve babanın payı ayrılarak destek paylarının belirlenmesi, sigorta poliçesindeki limit gözetilerek garame hesabı yapılması, daha sonra Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar ve poliçe limiti gözetilmek suretiyle) davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacılar vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.