Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10134 E. 2023/3330 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10134
- Karar No
- 2023/3330
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2198 E., 2020/1341 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/Başvurunun kısmen kabulü ... ve ... vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/485 E., 2019/387 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile katılma yoluyla davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Davacı ... vekili Avukat ...'ın 03.02.2021 tarihli dilekçesi ile manevi tazminata ilişkin temyiz taleplerinden vazgeçtiklerine ilişkin beyanda bulunduğu, maddi tazminata ilişkin temyiz taleplerinin devam ettiğini belirttiği, katılma yoluyla kararı temyiz eden davalılar ... ve ... vekili tarafından dosyaya sunulan temyiz dilekçesinin incelenmesinde ise temyiz itirazlarının yalnızca aleyhlerine hükmedilen manevi tazminata ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Vekâletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan davacı ... vekili Avukat ..., 03.02.2021 tarihli dilekçesi ile manevi tazminata yönelik temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir. Bu durumda, davacı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekir. Davalılar ... ve ... vekilinin katılma yoluyla temyiz istemi yönünden; katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 366 ıncı maddesi yollamasıyla 348 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse temyiz süresini geçirmiş olan taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir. Davacı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verildiğine göre, katılma yolu ile kararı manevi tazminat yönünden temyiz eden davalılar ... ve ... vekilinin de HMK'nın 348 inci maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan maddi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 22.10.2016 tarihinde sürücüsü davalı ..., işleteni davalı ..., zorunlu trafik sigortacısı davalı ...Ş. olan araç ile sürücüsü davalı ..., işleteni davalı ... olan motosikletin karıştığı trafik kazası neticesinde motosikletin yol kenarında yaya olarak bulunan davacılara çarpması sonucu davacıların yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacılardan her biri için 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100,00’er TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacılardan her biri için 20.000,00’er TL manevi tazminatın davalı ... haricindeki diğer davalılardan yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davadan önce davacıların müvekkiline başvuru yaptığını, davaya konu kazadaki yaralanmasından dolayı davacılardan ...'a 22.06.2018 tarihinde 40.587,96 TL ödeme yapıldığını, sorumluluklarını yerine getirdiklerini, bakiye tazminat talebinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara Trafik ve İhtisas Dairesi Başkanlığının 29.04.2019 tarihli raporuna göre davalı sürücü ...'ın % 75, davalı sürücü ...'ın % 25, davacı yayalar ... ve ...'ın kusursuz olduğunun bildirildiği, Adana Çukurova Üniversitesi Balcalı Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporlara göre davacı ...'ın tüm vücut fonksiyonlarında kayıp olmadığı, olay nedeniyle 4 ay geçici iş görmezlik süresi olduğu, yine davacı ...'ın tüm vücut fonksiyonlarında kayıp olmadığı, olay nedeniyle 4 ay geçici iş göremezlik süresi olduğunun bildirildiği, raporun davalılar ... ve Yasin yönünden kaza tarihi; diğer davalılar yönünden ise poliçe başlangıç tarihi dikkate alındığında geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiği, davacıların alınan maluliyet raporuna göre talep edebileceği tazminat tutarının sürekli iş göremezlik yönünden bulunmadığı, geçici iş göremezlik yönünden poliçe başlangıç tarihi ve kaza tarihi 01.06.2015'ten sonra olup, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren'' sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." düzenlemesi gereğince geçici iş göremezlik nedeniyle zarar teminat dışı bırakıldığından bu kısma yönelik olarak da tazminat hakkı bulunmadığından davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine; manevi tazminat tutarı yönünden ise davacıların sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici maluliyetlerinin bulunduğu, yaralanmanın boyutları, kaza sonrası davacıların yaşadıkları gözetildiğinde davacıların duyduğu acıyı çektiği sıkıntıyı hafifletecek düzeyde her iki tarafın sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak her bir davacı için takdiren 2.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan alınarak davacılara verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacılardan ... için 2.000,00 TL, ... için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...’ın kaza nedeniyle malul kaldığını, hükme esas alınan davacının maluliyetinin olmadığını belirten Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının raporunun hatalı olduğunu, ... Kemal Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporda davacı ...’ın kaza nedeniyle % 7 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, yine Hatay Devlet Hastanesinin 22.10.2019 tarihli heyet raporu ile de Erdal'ın % 15 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, maddi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin doğru olmadığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kemal Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurul maluliyet maluliyet raporlarının kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine düzenlendiği, kaza tarihi olan 13.03.2016 tarihinden önce 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) Genel Şartları gereğince maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlenmesi gerektiği hükme esas alınan 18.07.2019 tarihli Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurul maluliyet raporlarının, kaza tarihi olan 22.10.2016 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, geçici iş görmezlik tazminatları sağlık gideri teminat kapsamında olup, trafik kazasından kaynaklanan ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98 inci maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun son bulduğu, geçici iş görmezlik tazminatının teminat kapsamı dışında olduğundan, davanın iş bu talep yönünden davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmekle davacılar vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, davacıların maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacılardan ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...’ın kaza nedeniyle malul kaldığını, hükme esas alınan davacının maluliyetinin olmadığını belirten Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının raporunun hatalı olduğunu, ... Kemal Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporda davacı ...’ın kaza nedeniyle % 7 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, yine Hatay Devlet Hastanesinin 22.10.2019 tarihli heyet raporu ile de Erdal'ın % 15 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, maddi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin doğru olmadığını, davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, yargılama giderlerinin gereğinden düşük hesaplandığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni, sürücüsü ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu araçların karıştığı kazada davacıların yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 ve 56 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu trafik kazası 22.10.2016 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarih itibariyle yukarıdaki açıklamalara göre Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. Somut olayda; davacı ...'ın eldeki davayı açmadan önce ... Kemal Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan aldığı 09.05.2018 tarihli raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 7 oranında olduğu, geçici iş görmezlik süresinin 3 ay olduğu, raporun kaza tarihinde yürürlükte olmayan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre tanzim edildiği, İlk Derece Mahkemesince Adana Çukurova Üniversitesi Balcalı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 18.07.2019 tarihli rapora göre davacı ...'ın kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş görmezlik süresinin 4 ay olduğu hususunun rapor edildiği, anılan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacı ...'ın kazadaki yaralanmasından dolayı maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verildiği, davacı ...'ın karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu, istinaf başvurusunun ekinde Hatay Devlet Hastanesi'nden aldığı 22.10.2019 tarihli yeni bir rapor sunduğu, raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 15 oranında olduğu, geçici iş göremezlik süresine ilişkin herhangi bir belirleme yapılmadığı, raporun kaza tarihinde yürürlükte olmayan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ...'ın kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı kabul edilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde, eldeki dosyada farklı yönetmeliklere göre tanzim edilmekle birlikte birbirinden farklı maluliyet oranlarını içeren üç farklı rapor bulunduğu, söz konusu raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeksizin davacının maluliyetinin bulunmadığı kanaatine varılarak hüküm kurulduğu, davacı ...'ın kazadaki yaralanmasından dolayı ayağına 3 adet platin, 10 adet mil takılı olduğu, koşamadığı, uzun süre yürüyemediği yönündeki beyanları, hükme esas alınan Adana Çukurova Üniversitesi Balcalı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 18.07.2019 tarihli raporun tanzimi sırasında gerekli muayenenin yapılmadığı hususundaki iddiaları da dikkate alındığında, davacının maluliyetinin tespiti için yeterli inceleme yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince; dosya kapsamında alınan tüm maluliyet raporları ile kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan davacının güncel muayenesi yapılarak olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Davacı ..., kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararının da giderilmesini talep etmiş; İlk Derece Mahkemesince geçici iş göremezlik yönünden poliçe başlangıç tarihi ve kaza tarihi 01.06.2015'ten sonra olup, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren "Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." düzenlemesi gereğince geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararın teminat dışı bırakıldığı gerekçesiyle anılan davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davacının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bu husustaki istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup kazanç kaybı da tazmini gereken zararlardandır. Anılan yasal düzenlemeyle, sadece çalışma gücündeki sürekli ve kalıcı kayıp halinde değil, belirli süreli kayıp halinde oluşan zararın da tazmininin gerektiği açıkça kabul edilmiştir. Diğer yandan, davalı tarafın savunması haklı kabul edilerek, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ... Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği geçici iş göremezlik zararının, sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ... teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98 inci maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca (SGK) karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98 inci maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92 inci maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK'nın yukarıda anılan maddelerine ilişkin iptali de göz önüne alınıp, TBK'nın 54 üncü maddesi ile KTK'nın 98 inci maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı ... yönünden yanılgılı değerlendirmeyle geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle REDDİNE, 2. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin HMK'nın 366 ıncı maddesi yollamasıyla 348 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 4. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ... ve davalı ... ve ...'ya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.