Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10126 E. 2023/2922 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10126
Karar No
2023/2922
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Tazminat

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2378 E., 2020/1520 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/Başvurunun Esastan Reddi, Başvurunun Kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2016/33 E., 2019/326 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 16.07.2015 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ...’ün işleteni olduğu, davalı ...Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi olan, davalı ...’ün sevk ve idaresindeki otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 450,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... haricindeki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 131.864,97 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesini talep ettiklerini, manevi tazminatın sadece kazaya karışan taraflardan istenebileceğini, kazaya karışmayan sadece araç sahibi olması sebebiyle davalı durumunda olan ...'den manevi tazminat istenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... açısından manevi tazminat talebinin reddini talep ettiklerini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. 2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacının daimi maluliyetinin varlığından söz edebilmek için tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi maluliyetin kati surette tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 20.09.2018 tarihli kusur raporuna göre davalı sürücü ...'ün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığının 06.09.2017 tarihli raporunda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %8,1 oranında ve geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlandığı, aktüer bilirkişi raporunda tazminatın usulünce hesaplandığı, davacının olayda malul kaldığı, manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; 10.276,63 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 121,092,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 131.368,97 TL tazminatın davalı ...Ş yönünden dava tarihi olan 25.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 16.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminatın davacının maluliyet oranı ve kazadaki kusur durumu dikkate alındığında yetersiz olduğunu, hükmedilen tazminatta indirim yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece indirimin neden yapıldığı ile ilgili gerekçe gösterilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu, davacının SGK’dan almış olabileceği yardımlar konusunda herhangi araştırma ya da mahsup yapılmadığını, davacının motorsiklette yolcu olduğunu, kaza esnasında koruyucu ekipman kullanmadığını, bu nedenle hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilen alacaklara uygulanan faiz ve diğer ferilerin başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. 3. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; temlik sözleşmesi kapsamında devir ile alacağın 40.000,00 TL'lik kısmında davacının tasarruf imkanının kalmadığını, davacı yanın temlik sözleşmesini kötü niyetli olarak mahkemeye bildirmediğini, bu nedenle alacağın devredilen kısmı hakkında davacı lehine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının gerek kaza tarihi gerekse dava tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğunu, dosyadaki belgelere göre davalının lise öğrencisi olduğunu, herhangi bir geliri bulunmadığını, mahkemece bu nedenle geçici iş göremezliğe bağlı tazminat isteminin kabulünün hatalı olduğunu, müterafik kusur indimi yapılması gerektiğini, bakım giderinin aile tarafından yapıldığını, bakım giderinde aile indirimi yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125 inci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder." hükmü dikkate alındığında Anamur Noterliğinin 23.08.2019 tarih ve 11710 yevmiye sıralı noter onaylı temliknamesi ile davacının alacağının 40.000,00 TL'sini MHD Medikal ve Otomasyon İth. İhr. Tic. Ltd. Şti.'ye devrettiği, bu nedenle MHD Medikal ve Otomasyon İth. İhr. Tic. Ltd. Şirketinin davacı sıfatı kazanarak dosyaya dahil edildiği, davacının motosiklette yolcu olarak bulunduğu, davacının maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, rahatsızlığının tibia fibula kemiği kırığı nedenine dayandığı, davacının yaralanmasının kask takılması zorunlu baş bölgesinden olmayıp bacak bölgesinden kaynaklandığı için müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir bir durum olmadığı, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/1-a bendi gereğince motosiklet sürücülerinin koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken yönetmelikte dizlik takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davacının dizlik takmamış olmasının kendisi aleyhine müterafik kusur olarak değerlendirilmeyeceği, davacının 20.09.1998 doğumlu olup, kaza tarihi olan 16.07.2015 tarihi itibari ile 16 yaşında ve lise öğrencisi olduğu, yaşı küçük olan herhangi bir yerden geliri bulunmayan çocuklar lehine geçici iş göremezlik tazminatına karar verilemeyeceği, zarar görenin, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihi olan 16.07.2015 tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahip olduğu, dosya içinde mevcut 03.03.2016 tarih ve 1319495 sayılı Mersin SGK İl Müdürlüğü'nün yazısına göre davacıya davaya konu kaza nedeniyle SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, 16.07.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ...'in işleteni olduğu aracın, davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının %8,1 oranında malul kalacak biçimde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, buna göre tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının kaza anında 16 yaşında oluşu, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 121,092,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (40.000,00 TL'lik kısmının temlik alan dahili davacı MHD Medikal ve Otomasyon İth. İhr. Tic. Ltd. Şti.'ne, bakiye kalan 81.092,34 TL'lik kısmının ise davacı ...'e ait olmak üzere) Ege Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 25.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 16.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak, davacı ...'e verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; geçici iş göremezlik tazminatının reddinin hatalı olduğunu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunu, trafik kazasında sakatlanıp bir süre okuluna gidemeyen ve bu yüzden yıl kaybına uğrayan davacının söz konusu tarihte öğrenci olduğunu, davacının çalışma yaşamına bir yıl geç kalmış olması nedeniyle gelecekteki kazanç kaybını tazminat olarak isteyebileceğini, davacının kaza tarihindeki yaşına göre 9 ay boyunca yaşıtlarına göre normal yaşantısında herkesten daha fazla efor sarf etmek zorunda kaldığını, bu sürede tedavi olduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın davacının maluliyet oranı ve kazadaki kusur durumu dikkate alındığında yetersiz olduğunu, tazminatta indirim yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece indirimin neden yapıldığı ile ilgili gerekçe gösterilmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu, davacının SGK’dan almış olabileceği yardımlar konusunda herhangi araştırma ya da mahsup yapılmadığını, davacının motosiklette yolcu olduğunu, kaza esnasında koruyucu ekipman kullanmadığını, bu nedenle hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dosyadaki kusur raporunun çelişkili olduğunu, hükmedilen alacaklara uygulanan faiz ve diğer ferilerin başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni, sürücüsü ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığının 06.09.2017 tarihli raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. 16.07.2015 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. Bölge Adliye Mahkemesince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının güncel muayenesi yapılarak olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ... ve ... iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10126, K. 2023/2922, T. 06.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-10126-e-2023-2922-k-9008c0e43b6a