Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10011 E. 2024/470 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10011
- Karar No
- 2024/470
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/526 - 2023/526 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2023/42513 DAVA TARİHİ : 06.01.2023 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine / Davanın Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/175137 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı vekili Av. Kıvanç Kuday geldi, davacı adına gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.01.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.02.2020 tarihinde davalı şirkete zorunlu trafik sigortası ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik için 9.800,00 TL, geçici iş göremezlik için 100,00 TL, tedavi gideri olarak 100,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.07.2023 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, raporun usule aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve rapor ücretinin teminat dışı olduğunu, yeni genel şartlara göre hesaplama yapılması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuran lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının %20 maluliyet oranı ve araç sürücüsünün %100 kusur oranı esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL tedavi gideri taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; geçerli bir başvuru yapılmadığından KTK'nın 97 nci maddesi gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından alınan medikal raporda, maluliyet oranının %0 olduğunun belirtildiğini, hükme esas alınan maluliyet raporu ile medikal rapor arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet raporunun, kazadan yalnızca 28 ay sonra hazırlandığını, psikiyatrik arazlar için, kaza sonrasında geçmesi gereken minimum 2 yıllık tedavi süreci ve akabinde de 1 yıl beklenilmesi sonrasında, mağdurun muayenesinin yapılması suretiyle geçmesi gereken sürenin 36 ay olması gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde yeniden maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, başvuranda ömür boyu travma sonrası stres bozukluğu oluşup oluşmayacağı hususunun belirlenmesi amacıyla üniversitelerin adlı tıp anabilim dalı başkanlıklarından, içerisinde psikiyatri ve nöroloji uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunda, bu doğrultuda heyet teşkilinin sağlanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda progresif rant tekniğine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davadan önce davalı şirkete usule uygun başvurunun bulunduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri esas alınarak usule uygun şekilde, kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle hazırlandığı, güncel Yargıtay kararları doğrultusunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yöntemi esas alınarak yapıldığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 23.06.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı %20 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı (eksiksiz) temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle (maluliyetin sadece travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle verildiği gözetilerek) yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan (davacının yaşı gözetilerek çocuk ergen ruh sağlığı hastalıkları) başka bir yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.