Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10041 E. 2023/6511 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10041
Karar No
2023/6511
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/544 E., 2020/495 K. HÜKÜM/KARAR : Davacının İstinaf Başvurunun Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/267 E., 2017/701 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak gerekçe düzeltilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Sigorta Şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ...'ya ait aracın 27.05.2008 tarihinde, dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresinde iken kaza yapması neticesinde, aracın içinde yolcu olarak bulunan ...'ın yaralandığı ve %45 oranında vücut fonksiyon kaybına uğradığını, ..., ..., ... ve ...'nın yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, yaralanan dava dışı ...'ın maluliyetine ilişkin aktüer raporu ile saptanan 13.908,00 TL ve 271,00 TL tazminatın, 09.02.2010 tarihinde zarar gören ...'a ödendiğini, ancak daha sonra ... tarafından Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/548 Esas-2014/280 Karar (Eski Esas: 2010/191 Esas- 2011/398 Karar) sayılı kararı gereğince Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2011/11010 Esas sayılı dosyasında 20.06.2014 tarihinde toplam 149.452,13 TL ödendiğini, kazada yaralanan diğer yaralılardan ... için 86,00 TL, ... için 21,00 TL, ... için 21,00 TL, ... için 152,00 TL tazminatın 23.10.2008 tarihinde Sağlık Bakanlığına ödendiğini, ZMSS poliçesi ile müvekkili Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı bulunan ve taşıma işi yapan ... plakalı ticari aracın, kaza sırasında var olması gereken zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası poliçesinin bulunmadığını, oysa bu poliçenin ZMSS poliçesi teminatından önce geldiğini, bu nedenle müvekkili tarafından yapılan ödemelerin davalı ... tarafından karşılanması gerektiğini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydı ile 163.906,93 TL rücuen tazminat alacağının hak sahiplerine ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça yapılan ödeme tarihinin 23.10.2008-09.08.2010 olduğunu, davanın ise 2 yıllık süre geçirildikten sonra açıldığını, dava konusu yapılan rücu davasının, ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde açılmaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası gereğince zamanaşımına uğradığını, Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/548 Esas-2014/280 Karar sayılı kararı ile poliçe kapsamında sorumluluğu sebebiyle davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, kesinleşen ilam gereğince ödemenin yapılarak ihtilafın kesin hüküm ile son bulduğunu, davacının, kesinleşmiş ilamın hilafına sorumlu olmadığını ve sorumluluğunun davalı müvekkilde olduğunu iddia ederek açılan işbu davanın dinlenemeyeceğini, davanın muhatabının ödeme yapılan kişiler olması gerektiğini, davacının teminat kapsamında olmayan tazminatı ödemesinin bir lütuf ödemesi olduğunu, davacı ...'nin doğrudan kuruma dava açma hakkının bulunmadığını, davaya konu taşımanın yasa kapsamında bir taşıma olmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dava konusu taşımayı yapan aracın 14 kişilik minübüs olduğu ve kaza esnasında Zonguldak ilinde Şehir İçi Yolcu/Dolmuş taşımacılığı yaptığı ve zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yaptırması zorunluluğu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kaza yapan ... plakalı aracın ücretli yolcu taşımacılığı yapan ticari bir araç olduğunu, söz konusu aracın ilgili mevzuat gereğince zorunlu olan zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesinin kaza esnasında bulunmadığını, sıralı sorumluluk ilkesi gereğince zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatının, müvekkili şirketin ZMSS poliçesi teminatından önce geldiğini, yolcu taşıması sırasında meydana gelen zarardan, zarara neden olan aracın taşıma sigorta poliçesi bulunmadığından davalı ... Hesabının yapılan ödemelerden sorumlu tutulması gerektiğini, dosyadaki bilirkişi raporunun objektif olmadığı gibi yanlı haksız ve hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... tarafından, 23.10.2008 tarihinde Sağlık Bakanlığına, dava dışı (yaralananlar) ... için 86,00 TL, ... 21,00 TL ... için 21,00 TL ve ... için 152,00 TL ödeme yapıldığı, eldeki rücu davasının ise 10.03.2015 tarihinde açıldığı bu durumda, davanın 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasına göre 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı, davacı tarafın bu ödemelere ilişkin talebinin zamanaşımından dolayı reddine karar verilmesi gerektiği, ödeme yapılan diğer şahıs ... yönünden ise davacı ... şirketinin borçlanmadığı bir edimi kendi isteğiyle (ilgili Mahkeme kararını temyiz etmeyerek) ödediği, ... için yapılan ödemenin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 78 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile gerekçenin düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm oluşturulması gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) inci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve ek olarak bir kısım alacak yönünden davanın zamanaşımından reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 27.05.2008 tarihli trafik kazası sonucu, yaralanan yolculara yapılan ödemenin, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında (poliçe olmadığı için) Güvence Hesabından rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.1 ve B. 8 inci maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu 2 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1483, 1484 üncü maddeleri 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının dava dışı yolculardan ..., ..., ... ve ...'nun yaralanması nedeniyle Sağlık Bakanlığı'na 23.10.2008 tarihinde ödediği toplam 280,00 TL'ye ilişkin olarak eldeki rücuen alacak davasının 10.03.2015 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasına göre 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Uyuşmazlık, kazaya karışan araç için Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılmasının zorunlu olup olmadığı ve zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yapılmaması nedeniyle Güvence Hesabına başvurulması için öncelikle taşımanın Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu düzenlemelerine göre yolcu taşıma olması gerekmektedir. Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Yasasından doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu 2. maddesinde “Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar. Ancak, özel otomobillerle ve bunların römorklarıyla yapılan taşımalar, genel ve katma bütçeli dairelerle, il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler ve kamu iktisadî teşebbüslerine ait otomobillerle yapılan taşımalar, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait motorlu taşıt ve bunların römorkları ile yapılan taşımalar, lastik tekerlekli traktörlerle çekilen römorklarla yapılan taşımalar bu Kanun hükümlerine tâbi değildir. İl sınırları içerisindeki taşımalar ile yüzkilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların düzenlenmesi il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklere, belediye sınırları içerisindeki şehiriçi taşımalar belediyelere bu Kanuna göre düzenlenecek yönetmelik esasları dahilinde bırakılabilir.” hükmü yer almaktadır. Dosya kapsamında soruşturma aşamasındaki ifadelerde, kazaya karışan aracın Zonguldak 88 Evler minibüs hattında taşımacılık yaptığı anlaşılmaktadır. Araçta yolcu olarak bulunan dava dışı yolcu ...'a davacı ... tarafından yapılan ödemenin öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında ödenmesi gerektiğinden bahisle Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı tarafından Güvence Hesabına karşı rücu davası açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama esnasında, kazaya karışan ... plakalı aracın Karayolları Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortası yaptırması gereken taşıtlar kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmamıştır. Bu nedenle öncelikle kazaya karışan aracın zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortası yaptırması gereken taşıtlar (kapasite-güzergah) kapsamında kalıp kalmadığı yasa ve yönetmelik hükümlerine göre araştırılmalı, il trafik komisyonundan bu hususta alınmış bir karar olup olmadığı sorulup olay tarihindeki sorumluluk limitleri gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10041, K. 2023/6511, T. 16.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-10041-e-2023-6511-k-2f596667c48a