Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/6737 E. 2026/11956 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6737
Karar No
2026/11956
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/549E., 2025/542K. SUÇ : Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik, sanık tarafından 5237 sayılı Kanun'un 220/6. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 05.11.2024 tarih ve 2024/81 Esas - 2024/189 Karar sayılı ilamı ile Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle uyarlama yargılaması için talepte bulunulması üzerine Yerel Mahkemece beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle; sanığa 5237 sayılı Kanun'un 220/6. maddesi uyarınca ceza verilen hükmün kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin dosyada hükmün kesinleştirme şerhinin ve hükmün kesinleşmesinin ardından adli sicil kayıtlarına girdiğine dair sabıka kaydı olmadan beraat kararı verilmesi kararının doğru olmadığına, hükmün gerekçesinde bu bilgilerin yer almadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.

III. GEREKÇE Sanık hakkında yağma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçlarından İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.10.20 13... /46 Esas, 2013/193 sayılı Kararı ile verilen mahkumiyet hükümlerinin, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.07.20 15... /12898 Esas,2015/42416 sayılı İlamı ile onandığı, onama ilamına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca itiraz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.12.20 19... /6-9 78... /690 sayılı İlamı ile itirazın reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştiği, Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 314/3. ve 220/6. maddeleri delaletiyle mahkûmiyetine karar verildiği, 08.12.2023 tarih ve 32393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2023/132 esas, 2023/183 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 220/6. maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline ve Resmi Gazete'de yayımlanmasından 4 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu hükmün iptal edilmesi üzerine iptal hükmünün yürürlüğe gireceği 08.04.2024 tarihinden önce Yasa koyucu tarafından 02.03.2024 tarihinde çıkartılan 7499 sayılı Kanun'un 10. maddesi il 5237 sayılı Kanun'un 220/6. maddesinde düzenlemeye gidildiği, buna göre, “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca iki yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, ayrıca TCK'nın 314/3'üncü maddesine ise “(3) örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.” şeklindeki fıkranın eklendiği ve diğer fıkranın buna göre teselsül ettirildiği; söz konusu yasal düzenlemelerin de somut norm denetimine konu edilmeleri üzerine 7499 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 314/3. ve 220/6. maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/81 esas, 2024/189 sayılı kararı ile ikinci kez iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği ve iptal edilen Kanun hükümlerinin yerine yeni bir düzenleme ihdas edilmediği; Anayasa'nın 153/5'. maddesinde Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin belirtildiği, bununla birlikte Anayasa'nın 38. maddesine göre kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve ceza normlarının ancak kanunla konulabileceğinin belirtildiği, Anayasa normuna paralel şekilde suç ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 2. maddesinde kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamayacağı düzenlemesinin bulunduğu, yine ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen anılan Kanun'un 7. maddesinde de, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2023 tarihli ve 2023/1-345 Esas, 2023/579 sayılı kararı ile 14.06.2023 tarihli ve 2021/1-427 Esas, 2023/344 Karar sayılı somut olaya benzerlik gösteren emsal nitelikteki kararlarında da Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında ortaya çıkan duruma ilişkin değerlendirmeler yapılmış, Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddeleri gereğince iptal kararı sonrasında sanık lehine olarak ortaya çıkan durum dolayısıyla sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu işlediği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 220/6. maddesi uyarınca yargılaması yapılan sanığın, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği gözetilerek Anayasa'nın 38. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddeleri gereğince beraatine karar verilmesine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde olduğundan O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/6737, K. 2026/11956, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-6737-e-2026-11956-k-294423a44ffd