Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/3654 E. 2026/8088 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3654
- Karar No
- 2026/8088
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/381 E., 2022/... K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Dairemizin, 21.01.2026 tarihli ve 2023/6256 Esas, 2026/... Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.03.2026 tarihli ve 4-2022/... sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesi uyarınca bir aylık yasal süresi içerisinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308/2. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 4-2022/134206 sayılı yazısıyla; "İtiraza konu uyuşmazlık, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olup olmadığına ilişkindir. Sanık ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 19/06/2019 tarih ve 2019/3877 esas sayılı iddianamesi ile Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2020 tarih ve 2019/4 34... /69 Karar sayılı kararı ile atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine ilişkin hüküm kurulduğu, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06/10/2022 tarih ve 2020/3 81... /919 Karar sayılı hükmü ile beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile katılan vekilinin temyizi ile yapılan inceleme sonucu Yüksek Dairenizin itiraza konu 21/01/2026 tarih ve 2023/62 56... /2069 Karar sayılı ilamı ile Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yönünden beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı TCK’nın 299/1. maddesinde “(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./35.mad) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. (3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.” hükmüne yer verilmiştir. Maddedeki suçun maddi unsuru, “hakaret” teşkil edecek herhangi bir harekettir. Söz konusu hareketler söz, yazı, resim, işaret veya benzeri vasıtalarla gerçekleştirebilir, ancak; hakaret ve sövme içeren bu eylemlerin Cumhurbaşkanına matufiyeti şarttır. Maddedeki hakaret terimleri 5237 sayılı TCY’nın 125. maddesine göre belirlenecektir. Bu suçla Cumhurbaşkanlığının fonksiyonları değil Cumhurbaşkanının şeref varlığı korunmaktadır. Genel hakaret ve sövme suçlarında olduğu gibi Cumhurbaşkanına hakaret suçunun oluşması için de; onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu, toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenmelidir, bunu tayinde ölçü bireyin özel duyarlılığı değildir, bu itibarla basit bir saygısızlık hakaret ve sövme olarak nitelendirilemez. (Erman S.Hakaret ve Sövme Suçları, S.80 vd.) Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanına yönelik olarak, ... isimli sosyal paylaşım sitesinden, 15/06/2017 tarihinde "GAVAT SEN TUTUKLUYONYA DOKUNDUMU HIRSIZ ..." şeklinde yazı ile belirlenemeyen bir tarihte "...nin. .... Koyacağız. biz. Taturkcuyuz.. Ölmüş. .... .... ..." şeklinde, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olup hakaret suçunu oluşturan yazıları paylaşmak suretiyle atılı suçu işlediği, tüm evrak kapsamından anlaşıldığı halde, beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmün bozulmasına karar verilmesi yerine onanmasına karar verilmesi, Kabule göre de; sanığın kovuşturma aşamasında suça konu sosyal medya hesabının suç tarihlerinde çalındığına yönelik savunması karşısında, davaya konu paylaşımları gönderene ait ... adresinin ve hesap profilinin bağlantılı olduğu mail adresinin tespiti hususlarında bilişim alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırılık oluşturmaktadır. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/01/2026 tarih ve 2023/62 56... /2069 Karar sayılı beraat hükmünün ONANMASINA ilişkin kararının KALDIRILMASI, 3.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2020 tarih ve 2019/4 34... /69 Karar sayılı hükmüne ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06/10/2022 tarih ve 2020/3 81... /919 Karar sayılı kararının BOZULMASI,
4.İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi," biçimindeki talep ve gerekçeyle itirazda bulunulmuştur.
II. GEREKÇE Sanığın savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmeyip ... hesabının çalındığını belirtmiş olması karşısında, bu hususta adli mercilere herhangi bir başvuruda bulunup bulunmadığının araştırılması, suç tarihinde sanığın ... isimli internet sitesine girmeye elverişli bilgisayar, telefon, tablet vb. cihazların neler olduğunun ve halen sanıkta olup olmadığının ve sanık tarafından kullanılan e-mail adresleri tespit edilerek, bu cihazlardan ve sanığa ait e-mail adresinden suç tarihlerinde ilgili ... hesabına giriş yapılıp yapılmadığı ve davaya konu paylaşımlar esas alınmak suretiyle internet servis sağlayıcısı ve ... adresinin belirlenmesi hususlarında bilişim alanında uzman bilirkişiden rapor alınması, ayrıca suça konu paylaşımların önce ve sonrasında olmak üzere yakın tarihlerde yapılan paylaşımlarda yer alan fotoğraf içeriklerindeki kişilerin sanığın kendisine ve akrabalarına ait olup olmadığı da değerlendirilerek, tüm delillerin bir bütün halinde incelenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 30/2. maddesi gereği 21.01.2026 tarihli ve 2023/6256 Esas, 2026/2069 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Mağdur vekilinin hükümden sonra sunmuş olduğu 07.03.2023 tarihli dilekçesiyle sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini belirtmiş olması karşısında katılma kararının hükümsüz kaldığı, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 4. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.