Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/2494 E. 2026/7421 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2494
- Karar No
- 2026/7421
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/728 E., 2023/751 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1-Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın anlık duygularını ifade ettiğine, suç kastı bulunmadığına, şikayetçilerin görevinden dolayı hakaret etmediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın gerekçesiz olduğuna ilişkindir. 2-Sanık ...'in temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, savunma hakkının ihlal edildiğine, dosyadaki mevcut delillerin hüküm kurmaya elverişli olmadığına, gerekçede tüm delillerin yöntemince tartışılmadığına ilişkindir. 3-Sanık ...'ın temyiz istemi; beyanlarının polis memurlarına yönelik olmadığına, eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A- Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurlan Hükümler Yönünden Sanıkların savunmaları, şikayetçi anlatımları, açık kaynak araştırma raporu ile tüm dosya kapsamından sanıkların mahkumiyetine ve koşulları oluşmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanıkların temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin tatbiki sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. B- Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine, sanığın ikrar içeren savunmasına şikayetçi anlatımlarına ve açık kaynak araştırma raporuna göre, sanık müdafiinin diğer temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; 1-Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin tatbiki sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, TCK'nın 51/1-b maddesi gereğince "suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı" hususu değerlendirilmeden, “sanığın engel sabıkasının bulunması nedeniyle” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, 3-Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253/3. maddesinde yer alan “Etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması dolayısıyla uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, tekerrüre esas alınan mala zarar verme suçundan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre; sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının, seçimlik ceza öngören suçtan kurulan hükümde temel ceza olarak hapis ya da adli para cezasından hangisinin tercih edileceğinin ve suç tarihinden önce başkaca adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A- Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B- Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5.maddesinin gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.