Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/2444 E. 2026/7504 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2444
- Karar No
- 2026/7504
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/219 E - 2023/673 K SUÇ : Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması
Hakaret suçundan sanık ... 'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 125/3-a, 125/4, 129/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.520,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2023 tarihli ve 2023/219 esas, 2023/673 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2026 gün ve 2026/21625 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.02.2024 tarihli ve 2021/21620 esas, 2024/1516 karar sayılı ilamında, ''Olay tarihinde mağdurların 26. dönem milletvekilliği genel seçimlerinde sandıkta görevli oldukları, sanığın sandıkta oyunu kullanmak için bulunduğu, gerekli oy pusulalarını alarak oy kullanma kabinine geçtiği sırada oy pusulasının fotoğrafını çekme sesinin sandık kurulu üyeleri tarafından duyulması üzerine sandık başkanı ve üyeleri tarafından sanığın uyarıldığı, bu uyarı üzerine sanık ve görevliler arasında tartışmanın yaşandığı, sanığın oyunun fotoğrafını çekmesi nedeniyle oyunun geçersiz sayılacağının sandık başkanı ve üyeleri tarafından belirtilmesi üzerine sanığın mağdurlara yönelik olarak "Oyumu geçersiz kılarsanız vatan hainisiniz." dediği, böylece üzerine atılı suçun sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın söylediği kabul edilen sözlerin muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür...'' şeklindeki açıklamalar gözetildiğinde, Dosya kapsamına göre, sanığın ... isimli sosyal paylaşım sitesinde yer alan paylaşımın altına, müşteki belediye başkanı ...'a yönelik olarak "Vatan Haini" şeklinde yorum yazmak suretiyle alenen, kamu görevlisine görevinden dolayı, sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verilmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere kaba söz ve ağır eleştiri niteliğindeki sözlerin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması karşısında hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı cihetle, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanığın ... isimli sosyal paylaşım sitesinde yer alan paylaşımın altına, şikayetçi belediye başkanına yönelik olarak "Vatan Haini" şeklinde yorum yazmak suretiyle alenen, kamu görevlisine görevinden dolayı, sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın yüzüne karşı verilen hükümde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesine rağmen, kanun yolu gösterilirken "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yolu açık olmak üzere" denilmek suretiyle yanılgı oluşturulduğu, tefhimin yönetimine uygun olarak yapılmaması nedeniyle verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede yer alan düşünce hükmün henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.