Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/228 E. 2026/12220 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/228
Karar No
2026/12220
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/907 E., 2023/1316 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükümlerin kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan kurulan hükümlerin ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; ceza ehliyetine ilişkin rapor alınmaksızın eksik inceleme sonucu verilen kararın hatalı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda; olay günü saat 06.29'da Oltu Ceza İnfaz Kurumuna nakil olan sanığın üst arama işlemlerinin yapıldığı sırada infaz koruma memuru olarak görev yapan mağdurlar ... ile ...'e yönelik, aynı gün saat 15.10'da ise kendisine battaniye getiren mağdurlar ..., ..., ..., ...'e yönelik hareket ettiği şeklinde kabul olunan olayda sanığın söylediği hakaret sözlerinin aynı olay bütünlüğü içerisinde, kısa zaman aralıkları ile söylendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın hakaret eylemlerinin hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinde düzenlenen aynı nev’iden fikri içtima hükümleri uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların türü ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-3. maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Oltu Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/228, K. 2026/12220, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-228-e-2026-12220-k-a0f6b53af604