Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/2225 E. 2026/6952 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2225
Karar No
2026/6952
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/... Esas, 2025/125 Karar SUÇ : Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/3-a, 125/4, 62/1 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 7.080,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli ve 2024/... esas, 2025/125 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.02.2026 gün ve 2026/... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, adli sicil kaydı üzerinde yapılan incelemede karar tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluştuğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında incelemeye konu suç bakımından sübjektif koşul yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ... 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli kararına 5271 sayılı Kanun'un 231/8-2.c maddesinde, "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklinde yerini bulan düzenleme gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle, - Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun 5271 sayılı Kanun’un 231/14. maddesinde yazılı suçlardan olmaması, - Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, - Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır. 5271 sayılı Kanun’un 231/6-b maddesindeki “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması.” şeklindeki düzenleme ile kanun koyucu, suça ve faile ilişkin tüm objektif şartları taşıyan herkes için mutlak surette hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini kabul etmeyip, hâkime belirli ölçüler içerisinde bir takdir hakkı tanımıştır. Ancak, sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki değerlendirmenin dosya içeriğine uygun, kanuni ve yeterli gerekçe içermesi ve bu gerekçenin hükümde yer alan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi ve takdiri indirim uygulamalarında dayanılan gerekçe ile çelişmemesi gerekir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel geçmiş hükümlülüğü bulunmadığı, hakaret suçunun somut zarar suçu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluşması karşısında, mahkemece subjektif şart da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, “Sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği anlaşılmakla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,” şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hakaret suçundan sanık hakkında, ... 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli 2024/... Esas, 2025/125 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/2225, K. 2026/6952, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-2225-e-2026-6952-k-ca846fad1d05