Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/6192 E. 2026/11910 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6192
- Karar No
- 2026/11910
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1496 E., 2021/1439 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz istemi özetle; sanıkların atılı suçu işlemediklerine, mağdur durumda olmalarına rağmen sanık olarak yargılandıklarına, polis memurlarının nüfuzlarını kötüye kullanarak sanıklara şiddet uyguladıklarına, soruşturmanın tarafsız yapılmadığına, tanıkların taraflı beyanda bulunduklarına bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Katılanların istikrarlı beyanları aynı doğrultuda tanık anlatımı, olay tutanağı, adli muayene raporları, adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamından Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde olduğu belirlendiğinden temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Katılanların istikrarlı beyanları aynı doğrultuda tanık anlatımı, olay tutanağı, adli muayene raporları, adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamından Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde olduğu belirlendiğinden temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış, sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezasının kısa süreli olduğunundan bahisle anılan maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair yönlerden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bendinde bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasından "Sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza ertelendiğinden TCK 53/4. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesine yer olmadığına" ifadesinin çıkartılmasına yerine "5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde belirtilen ve aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Erzin Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.