Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/5625 E. 2026/11748 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5625
- Karar No
- 2026/11748
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/868 E., 2024/283 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön incelemede sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Sanık ... hakkında hakaret, sanık ... hakkında ise hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık ... hakkında hakaret suçundan, sanık ... hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararı ile sanık ... hakkında hakaret suçundan, sanık ... hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesinin (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, olay günü çocuk kaçırma meselesi ile ilgili yaşanan olaylar sonunda diğer sanık ...'ün sanığın yanına sığınması üzerine birlikte kaçtıklarına, sonrasında jandarmanın kendilerini yakaladığına ancak sanığın kesinlikle jandarmalara direnmediğine ve hakarette bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair hiçbir somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık ... Hakkında Hakaret, Sanık ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Dairemizce de kabul edilen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık ... hakkında verilen 05.12.2017 tarihli ilk mahkumiyet kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e-f) maddelerinde düzenlenen koşullar bulunmadığı halde hüküm bozulup ilk derece mahkemesine gönderildiği, direnme olanağı bulunmayan ilk derece mahkemesince kurulan yeni hükmün aslında aynı Kanun'un 280/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken hüküm olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükmün ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda aleyhe kurulan yeni hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu, bu nedenle sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizinin kabul olduğu tespit edilmekle Tebliğname'deki red yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Tüm dosya kapsamı, jandarma görevlisi olan mağdurların şikayetçi olmamalarına karşın aşamalarda birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanlarda bulunmaları, olay tutanağı ve tanık ... .'nin iddiayı doğrulaması karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanıklara yükletilen hakaret ve sanık ...'e yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu, Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 125/3. maddesinin (a) ve (c) bentlerindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede, eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2. maddesinin (a) bendinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelenen suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar kapsamında olmadığı birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ... Hakkında Hakaret, Sanık ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sair yönlerden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.