Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/4608 E. 2024/8531 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4608
- Karar No
- 2024/8531
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/397 E., 2022/1969 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesinin kararı ile sanığın hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilleri ve sanığın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz istemi; Yargıtay kararlarına ve AİHM içtihatlarına göre suçun unsurlarının oluşmadığına, delil toplanmadığına, olayın şikayetçisinin farklı kişi olduğuna, son söz sorulmadığına, hükmün bozulması gerektiğine ve vesaireye ilişkindir. 2. Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri; aleni bir şekilde kurul halinde çalışan kişilere karşı işlendiğinden alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, zincirleme suç hükümleri uygulanırken asgari hadden artırım yapılması, takdiri indirim nedenleri ve erteleme hükümleri uygulanması hukuka aykırı olup hükmün bozulması gerektiği ve vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada bir başka dosyada sanık müdafii sıfatıyla bulunduğu, bu dosyanın bir duruşmasında ... isimli sanık sıfatı bulunan kişinin savunmasının sonunda sarf ettiği sözlere cevaben duruşma salonunda oturan M. G. isimli şahsın söylediği "Başkana cevap verme lan, hain, senin karını sinkaf ederim." şeklindeki sözleri kastederek "Bu küfrü zapta geçmeyen heyete aynen iade ediyorum." şeklinde hakaret ettiği, sanığın savunması, duruşma tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında eylemin sabit olduğu İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanığın son celsede bulunmaması nedeniyle son sözün sorulmadığı, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve cezanın ertelenmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş olup sanık ve katılanlar vekillerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Sanığın, birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleştirdiği kabul edilen eylemine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması sırasında katılan sayısı ile orantılı olacak şekilde artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarındaki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.