Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/3720 E. 2024/9416 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3720
Karar No
2024/9416
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

SAYISI : 2021/621 E., 2023/21 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin cezanın itiraz edilmeden kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18/03/2024 tarih ve 94660652-105-20-580-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34653 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34653 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/01/2023 tarihli kararının kesinleşmesini müteakip, Mahkemece dosyadan el çektikten sonra, sanığın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hüküm kısmının karardan çıkartılarak cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, tayin olunan ceza sürelerinin değiştirilmesine ilişkin Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen ek kararlar ile mercii kararlarının hukuki değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1. maddesinde yer alan, "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.", aynı Kanun'un 125/3-a maddesindeki "Hakaret suçunun; ... kamu görevlisine karşı görevinden dolayı... işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz." ve 125/4. maddesindeki "Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır." şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24/05/2022 tarihli ve 2022/3626 esas, 2022/13004 karar sayılı ilamında yer alan"İnceleme konusu dosyada; sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında basit yargılama usulü ve aleniyet hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verildiği, TCK 125/4 maddesinde düzenlenen artırım maddesi gereğince cezanın üst sınırının 2 yılı aştığı gözetildiğinde alenen işlenen hakaret suçunun basit yargılama usulü kapsamında olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, hakaret suçunun alenen işlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde düzenlenen artırım nedeniyle cezanın üst sınırının 2 yılı aştığı, alenen işlenen hakaret suçunun basit yargılama usulü kapsamında olmadığı ve bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi uyarınca bu suç yönünden basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesinde yer alan, "(1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır." şeklindeki düzenlemeye nazaran, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 11/10/2021 tarihli ve 2021/30268 soruşturma, 2021/10933 esas, 2021/7089 sayılı iddianamesinde, sanığın hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-3-a. maddesi gereği cezalandırılmasının talep edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma için süre verilmesi ve bu sürede sanığın ek savunması alındıktan sonra 5237 sayılı Kanunun 125/1 maddesi gereğince hüküm kurulması cihetine gidilmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 3- Mahkemece sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/739 esas, 2020/826 sayılı kararına konu cezanın kesin nitelikte adlî para cezası olduğu nazara alındığında, anılan ilam esas alınarak tayin olunan hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, 4- Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125/1. maddesi uyarınca tayin edilen 3 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun’un 125/4. maddesi gereğince 1/6 oranında arttırım yapılarak 3 ay 15 gün yerine, 3 ay 22 gün hapis cezası tayin edilmesini takiben, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapıldığında 4 ay 11 gün yerine 4 ay 19 gün hapis cezası tayin edildiği ve devamında aynı Kanun'un 62/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince sırasıyla 1/6 ve 1/4 oranında indirim uygulanması neticesinde 2 ay 21 gün hapis cezası yerine, 2 ay 26 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, 5- Müştekilerin aile sağlık merkezinde görevli sağlık personelleri olduğu ve sanık hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek madde 12/2-a maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınarak, tayin olunan cezası üzerinden anılan madde uyarınca artırım yapılıp yapılmayacağı hususunun kararda tartışılmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir. TCK'nın 125. maddesinde "(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. (3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz." şeklinde hükümlere yer verilmiştir. İncelenen dosyada; sanığın, olay tarihinde sağlık ocağında ebe olarak görev yapmakta olan şikayetçilere yönelik gerçekleştirdiği iddia ve kabul edilen hakaret eyleminin, şikayetçilere yönelik görevinden dolayı gerçekleştirilmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden anılan birinci maddesi uyarınca uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır. III. KARAR 1. Kanun yararına bozma istemi hakkında bu aşamada KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, 2. Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedenleri açısından, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, Dava dosyasının, Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/3720, K. 2024/9416, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-3720-e-2024-9416-k-4df77c8d7823