Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10940 E. 2026/11427 K. – Görevi Yaptırma

Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/10940
Karar No
2026/11427
Karar Tarihi
Konu
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1651 E, 2024/1486 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. maddesi gereğince sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında tehdit suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyete dair verilen hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; hükmün eksik inceleme ile verildiğine, müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın savunmalarına, katılan ... ile şikayetçi ... ve tanık ... .'nın beyanlarına göre sanığın mahkumiyetine, lehe hüküm değerlendirmesi sonuç olarak verilen ceza üzerinden yapılacağından, cezasının süresi gereği hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50. 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak, 1.Sanığın aşamalarda, olay tarihinde usule uygun alınmış bir Mahkeme Kararı bulunmadan katılanın 300 kişi ile tahliyeye geldikleri, kendilerine hukuka aykırı işlem yaptıklarını söylemesi üzerine ise katılan tarafından Mahkeme kararı falan dinlemem denilip tahliye işlemini yaptıkları şeklinde savunmada bulunmuş olması karşısında, sanığın savunmaları ile ilgili araştırma yapılıp, katılan tarafından işlemlerin hukuka uygun olarak yapılıp yapılmadığı tespit edilip, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

2.Tekerrüre esas alınan ilamdaki hakaret suçunun 24.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin 6-a bendinin (2) numaralı alt bendine göre ön ödeme kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve başka tekerrüre esas sabıkası olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi zorunluluğu, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/10940, K. 2026/11427, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-10940-e-2026-11427-k-83ecbcd42fe0