Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10328 E. 2026/11349 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10328
- Karar No
- 2026/11349
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3429 E. 2024/1907 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hüküm ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğuna, bilirkişi raporuna göre sanığın derdini anlatmak için iki defa karakola girip çıktığına, kolluk görevlilerinin sanığın hak arama hürriyetini ihlal ettiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede; Sanığın savunması, şikayetçilerin beyanları, tutanaklar, tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve şikayetçilerden kaynaklanan haksız fiil bulunmadığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken mağdur sayısı dikkate alınıp artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede başkaca hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.