Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/475 E. 2025/220 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/475
- Karar No
- 2025/220
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/488 E., 2022/1179 K. SUÇLAR : Hakaret, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; bozma üzerine sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine sanık ... hakkında tehdit, sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından mahkûmiyet kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; sanıkların aşamalarda anne-oğul oldukları şeklinde savunmada bulunmuş olmaları karşısında, nüfus kaydına göre anne babası olarak gözüken kişilerin tanık olarak dinlenilmesi ve gerekirse DNA testi yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hükümlerin kurulduğuna, 2. Sanık ...'un temyiz isteği; diğer sanığın oğlu olduğuna, aralarında kalacağı düşüncesiyle sözleri söylediğine, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğine,
3. Sanık ...'ın temyiz isteği; diğer sanığın annesi olduğuna babası ile resmi nikahlı olmamaları nedeniyle annesi olarak başka birisinin kayıtlarda gözüktüğüne, annesi ile görüşmesinde tehdit kastının bulunmadığına, Bu ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın aşamalardaki savunmaları ile 04.03.2015 tarihli telefon görüşme tutanağına göre atılı suçu işlediği, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 29.11.2018 tarih ve 2016/1097 Esas, 2018/591 sayılı kararı ile de cezaevinde yapılan dinlemelerin hukuka uygun delil olarak kabul edildiği, 5271 sayılı Kanun'un 135/3. maddesine göre sanıkların anne-oğlu olmaları halinde dahi telefon görüşmelerinin kayda alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bu itibarla kayıt kanıt olarak kullanılabileceğinden bu yönde bir araştırma yapılmaması, engel sabıkası ve suçlu kişiliği nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmaması yönünde Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi gereğince kurulan hükümde alt sınırın 1 yıl olduğu gözetilmeden 6 ay hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık hakkında tehdit suçundan açılan davada soruşturma aşamasında uzlaşma teklifi yapılmış ise de, bu tarihte 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında olmaması nedeniyle soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; sanık hakkında tehdit suçuna ilişkin 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2. Sanığın sabıka kaydında bulunan Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/434 Esas, 2009/87 Karar sayılı ilamında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b suçundan 3 yıl hapis cezasına ilişkin ilamı yerine aynı ilamda anılan Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçundan verilen 5 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması ve bu ilamda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesi uygulanmadığı halde sanık hakkında hükmolunan cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümlerde sanık ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.