Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/2813 E. 2025/9099 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2813
- Karar No
- 2025/9099
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2107 E., 2021/2899 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen ve hakkında katılma kararı verilmeyen şikayetçinin, 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi gereğince davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü: Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğuna, yeterli delil bulunduğuna, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdiri ile dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suçun yasal unsurları oluşmadığından sanık hakkındaki beraat kararının 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi yerine aynı fıkranın (e) bendi uyarınca verilmesi dışında bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, hükmün birinci fıkrasındaki "...sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı ve cezalandırılması için yeterli delil elde edilemediğinden üzerine atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile 5271 sayılı CMK’nun 223/2-e" ibaresi çıkarılarak yerine "suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.