Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2362 E. 2025/3696 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2362
Karar No
2025/3696
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/97 E.– 2019/66 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık ... müşteki vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel mahkemece, 08.09.2014 tarihli hüküm ile sanık hakkında kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak suçundan 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1.2 cümle, 75, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 9 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık ile üst Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Dairemizin 01.03.2018 tarihli ve 2016/885 Esas, 2018/2339 Karar sayılı ilamıyla; "Dava konusu üç adet ok ucu ile bir adet metal obje üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadıkları tespit edilip, anılan niteliği haiz olduklarının belirlenmesi halinde sanığın eyleminin tamamlandığı, aksi takdirde teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek sanık hakkında hüküm tesisi gerektiği gözetilmeksizin, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanlarınca soruşturma aşamasında düzenlenen rapor ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı, Kabule göre de; 1- Sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesi uyarınca tayin edilen 2 yıl hapis cezasında, aynı Kanunun 74/1-2. cümlesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapıldıktan sonra belirlenen 1 yıl 4 ay hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uygulanarak 1/6 oranında indirilmesi sonucu sanığın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hesap hatası neticesinde 1 yıl 1 ay 9 gün hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedilmesi isabetsiz, 2- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve anılan maddenin (3) numaralı fıkrasının gözetilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak suçundan 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1.2 cümle, 75, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık ... müşteki vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine, hakkında şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlara ilişkin hükümlerin uygulanmadığına, yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığına ilişkindir. Müşteki vekilinin temyiz isteği; Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü icra edilen yol kontrol devriyesinde sanığın ve temyiz dışı sanık...’in kullanımındaki araçların durdurulduğu, görevli kolluk birimlerinin Feke Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/21 Değişik İş sayılı önleme arama kararına istinaden yapmış olduğu arama sırasında sanığın kullanımında olan araç içerisinde bir adet dedektörün, temyiz dışı sanık...’in aracında iki adet kazmanın ve temyiz dışı sanık ... İnce’nin üzerinde üç adet ok ucuna benzer metal ile bir adet şekilsiz metal parçasının ele geçirildiği, 11.03.2014 tarihli olay yeri tespit ve 09.03.2014 tarihli olay yeri ve yakalama tutanaklarında sanık ... temyiz dışı diğer sanıkların kıyafetlerinin dikkat çekecek derecede çamurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 11.07.2014 havale tarihli bilirkişi raporuna göre suçlamaya konu alanın 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında orman vasıflı taşınmaz üzerinde kaldığının tespit edildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında almış olduğu dedektörü deneme amacıyla yanına aldığını, dedektörden ses gelmesi üzerine temyiz dışı sanık ...’den kazmayı getirmesini istediğini ve ...'in toprağı kazma ile eşelemesi üzerine suçlamaya konu üç adet ok ucu ile bir adet metal objeyi bulduklarını beyan ettiği dosya kapsamında, Yerel Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada dosyaya sunulan 20.09.2018 havale tarihli arkeolog bilirkişi raporuna göre incelemeye konu dört adet objeden, üç adet ok ucunun 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğunun tespit edildiği dikkate alınarak sanığın sübuta eren eyleminin 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesinde düzenlenen kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunu oluşturduğu kanaatiyle sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Mahkemece Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü adına, duruşma gün ve saaatini bildirir davetiyenin 17.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği, Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün 20.05.2014 havale tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunduğu halde, adı geçen kurumun katılan olarak kabulüne yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/11/2006 tarihli, 2006/2-249-247 sayılı, 15/07/2008 tarihli, 2008/9-95-195 sayılı ve 19/10/2010 tarihli, 2010/9-149-105 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca, açılan davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinden temyiz talebinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu açıkça anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz talebi yönünden vekalet ücretine hasren yapılan inceleme neticesinde; UYAP sistemi üzerinden temin edlilen nüfus kayıt örneğinde sanığın "Yoksuli" olan adının 05.12.2023 tarihinde "Yüksel" olarak düzeltildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına ilişkin karar verilmemiş ise de, bozma ilamı doğrultusunda işlem yapıldığı, bozma ilamındaki esaslara uygun karar verildiğinden, bozmaya eylemli olarak uyulduğu kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak, kendisini vekil ile temsil eden katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün yargılama giderlerine ilişkin paragrafına, “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” cümlesi eklenmesi suretiyle, hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/2362, K. 2025/3696, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-2362-e-2025-3696-k-717a71f9a74a